Yüz körlüğü ile ilgili en son okuduğum kitap gerilim türündeydi ve romantik komedide nasıl olacak beklentisiyle kitaba başladım.
Peki hayal kırıklığına uğradım mı? Hayır Özel Koruma’yı okuyanlar da hak verecektir bu yazar bir şekilde sizi bağlıyor
Kitap romantizmin yanında duygusaldı da. Sadie’nin yüzleri görememesi ve bu sırada yaşadığı sıkıntılar geçmişten gelen yaralarını da ortaya çıkardı. Tam bu noktada ise ben bu kitaptan bağımsız olarak bir şeye sinir olurken buldum kendimi
Bu kısmı kitabı okurken yazdım ve buram buram duygusallık kokuyor. Biraz spoiler de olabilir bu sitem, o yüzden dikkat edin Kitaplardaki karakterlerin insanüstü affedici şekilde yazılmasını anlamıyorum Sadie’nin babası başlı başına bir yorumu hak ediyor. Bu kız ameliyat olmuş, bir şeyler ters gitmiş ve yüzleri göremiyor. Ve babası ortada yok djdjdkkd. İyi misin, bir şeye ihtiyacın var mı diye yalandan bir soru bile görmüyoruz. Vefat eden annesini öyle çok seviyormuş ki(!) ölünce kendini dağıtmış, toparlanıp Sadie ile ilgilenememiş sonra da telafi için bir kadınla evlenip Sadie müthiş bir üvey anne ve kız kardeş getirmiş djdkdkdk. Sonra da bu kız kardeş Sadie’e eziyet ettikçe gerçeği umursamamış, o kızın yalanlarına kanmış ve Sadie’yi yatılı okula yollamış. Ya bi git Allah aşkına ya… Adam o kadar umursamaz ve bencil ki, bırak baba olmayı normal vicdanlı bir insan olmayı becerememiş. Sadie de hala affedici… Hem ağlıyorum hem de sinirim bozuldu
Kitabı sevdim, Sadie’nin yüz körlüğü çekerken zorlanması “hem ay yok artık insan fark eder” dedirtti hem de insanın kendi başına gelse aynı alıklığa kapılacağını düşündürttü