Bu kitaba hiçbir fikrim olmayarak başladım. Dönemini bile bilmiyordum. Sadece günlük tarzında yazılmış genç bir kızın sıkıntılarıdır en fazla diyordum. Evet genç bir kızın günlüğü ve günlük sıkıntıları ama içinde o kadar duygu, acı, çaresizlik, umut barındırıyor ki okurken tüm duyguları hissettim. Yazılan her kelimenin gerçekten yaşanıyor olması, 2 yıl boyunca küçük bir yerde 8 kişi sıkışıp kalmaları ve sürekli korku, endişe, çaresizlik duyguları halinde olmaları bana derin bir acı yaşattı. Anne Frank bu dönemlerde 13-15 yaş aralığında olmasına rağmen o kadar anlamlı cümleler kurmuş ki bazı yerleri birkaç kere okumaktan kendimi alamadım. Mutlaka okunması gereken dönemi harika yansıtan eserlerden biri.
Onun yanında oldukça yaşadığımı duyuyorum. Hep onun da beni beklediğine dair bir belirti görmek için dört dönüyorum. Ondan en ufak bir yanaşma işareti gördüm mü elim ayağım tutuluyor. Eminim, o da benim gibi içini dökmek istiyor. Ama bilmiyor ki beni kendine çeken de bu beceriksizliği.