Bakmak kolay ve doğaldı ama görmek korkutucu bir seçimdi. Anlamak ve kabul etmeni sağlayan ve bu sayede yaşadığın dünyayı daha gerçek, daha anlamlı yapan zor bir tercihti.
Gerçek hayatta bazı vakitler gelirdi ki hayat saklanmana izin vermezdi. Rolünü oynamanı, savrulmanı, düşmeni ve kalkmanı, nitekim en sonunda da devam etmeni talep ederdi. Ve hayat istediğini hep alırdı. Ölümün de daima yaptığı gibi. Öyle ya da böyle yol devam eder, güneş yeniden doğar ve insan tekrar tekrar yenileceği seçimler yapardı.
"Kardeşler birbirine ne etmez?" diye sordu babacan bir sesle.
"Kalleşlik etmez!" diye şakıdı hepsi bir ağızdan.
"Başka?" diye sordu.
"Zarar etmez!" diye cırladı Kuşburnu hemen atılarak.
"Ne ederler öyleyse?" diye sordu Dede tekrar.
"Yoldaşlık ederler!" diye bağırdı hepsi birden.
"Kol olur, kanat olur Dede!" diye atıldı Karakavuz.