gülüyorduk ve bütün felaketler uzaklarda kalmıştı.
"bildiğim güzel bir yer var. yanımızda yiyecek bir şeyler götürürüz. en çok ne seversin?"
"seni, portuga."
"çünkü insanlar böyleydi. paketleri sever ve kendi acılarıyla ilgilenirler. eğer ağlamıyorsanız sizin hiçbir şeye ihtiyacınız olmadığını savunurlar ve onların acıları da mutlukukları da sizinkilerden bir beden büyüktür."
"hiçbir zaman olduğun şeyi sevmeyecekler, her zaman olabileceğini sandıkları şeyi sevecekler. seni bir çamur gibi işleyemediklerini fark ettiklerinde ellerini kirlettiğin için hesabını senden soracaklar.
sen hiç sevilmemiş olacaksın, sevmenin ne demek olduğunu da hiçbir zaman anlayamayacaksın."