gladys

amacı acı da olsa, tatlı da olsa tecrübenin meyvelerini tatmak değil, tecrübenin kendisi olmaktı. duyuları körelten amiyane hovardalığı bilmediği gibi onları öldüren riyazeti de bilmeyecekti. insana, kendisi de yalnızca bir an olan hayatın anlarına odaklanmasını öğretecekti. bizi ölüme neredeyse aşık eden o rüyasız gecelerden biri sonrası ya da zihnin odalarında korkutucu bir şekilde süzüldüğü tüm grotesk figürlerde gizlenmiş olan ve gotik sanata süregelen diriliğini veren o canlı hayat ile dolu dehşet gün doğumundan önce uyanmamış çok az kimse vardır aramızda. gotik sanat, tahmin edilebileceği gibi zihni rüya hastalığına tutulmuşların sanatıdır. beyaz parmaklar yavaş yavaş perdelerden içeri süzülür ve titrer. muhteşem, kara gölgeler odanın köşelerine sürünür ve oraya siner. dışarıda, yaprakların arasındaki kuşların kıpırtısı ya da işe gitmek için evinden çıkan adamların sesi ya da tepelerden gelen rüzgarın uğultu ile iniltisi vardır ve uyuyanları uyandırmaktan korkulsa bile o sessiz evin içinde gezinilir. katman katman o ince tozlu tül kalkar, şeylerin biçimleri ve renkleri yavaş yavaş geri gelir ve biz de gün doğumunun kadim usulü ile yeryüzünü yeniden yaratmasını izleriz. solgun aynalar taklitçi yaşamlarına geri dönerler. alevsiz mumlar onları bıraktığımız yerde dururlar, yanlarında ise üzerinde çalıştığımız yarısı okunmuş bir kitap, baloda takmış olduğumuz bir çiçek, okumaya korktuğumuz ya da çok sık okuduğumuz bir mektup vardır. bize hiçbir şey değişmemiş gibi görünür. tanıdığımız gerçek hayat, gecenin gerçekdışı gölgelerinden çıkagelir. bıraktığımız yerden devam etmemiz gerekir, aynı basmakalıp alışkanlıkların can sıkıcı bir seferi için ihtiyaç duyduğumuz takat devamlılığına dair berbat bir gereklilik hissi bizi sarar ya da sabah gözlerimizi karanlıktaki
Sayfa 150
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
geçmişin tek büyüsü geçmişte kalmasıdır. ama kadınlar oyunun ne zaman bittiğini asla anlamazlar.
Sayfa 112
kendini suçlamanın rahatlatıcı bir yanı vardı. kendimizi suçladığımızda başka hiç kimsenin bizi suçlamaya hakkı olmaz.
Sayfa 104
gereksiz şeylerin bize gerekli olan tek şeyler olduğu bir çağda yaşadığımızı anlamıyorlardı.
Sayfa 102
öyle kurnaz zehirler vardı ki özelliklerini bilmek için onlarla zehirlenmek gerekirdi. öyle tuhaf hastalıklar vardı ki onların tabiatını anlamak isteniyorsa o hastalıkları geçirmek gerekirdi.
Sayfa 73