her şeyi düzeltebilirim, onu da, kendimi de kurtarabilirim. neden olmasın? ben hayata bağlanmak için ona muhtacım, o idare edilmek için bana muhtaç… ben onu görmeden evvel hayatın manasını bilmiyordum, bulamamıştım. şimdi görüyorum ki, o da bensiz yaşayamayacak… söyledikleri doğru, en az doğru görünenleri bile doğru… birbirimize rastlamadan evvelki hayatımız sahiden birbirimizi aramaktan başka bir şey değilmiş… ne aradığımızı bilmeden aramak… şimdi içim rahat, aradığını bulan ve başka bir şey istemeyen biri gibi sükûnet içindeyim… dünyada bundan büyük saadet olur mu? böyle en felaketli günümde beni en mesut olduğuma inandıran bu hislere fena, çirkin şeyler diyebilir miyim? herkes ne diyecek?.. fakat bu ana kadar herkesten ne gördüm ki… bana en yakın olanlar dahil olmak üzere, bu herkes dedikleri şey beni üzmekten, hayatımı manasız bir hale sokmaktan başka ne yaptı?
istemiyor muyum?.. bunu nasıl söylüyorsunuz? ben hayatta sizden başka hiçbir şey istiyor muyum?.. sizden başka ne var ki isteyeyim?.. böyle söylemeyin… münasabetlerimizde, emin olun ki siz daima veren ve ben daima borçlu olan tarafız… hiçbir zaman, hiçbir suretle aklınıza böyle şeyler getirmeyin… sizin için ölsem bile, bana uğrunuzda ölmek müsaadesi verdiğiniz için yine size minnettar olmalıyım…