Tüfek sesinden ürken güvercinler
Üzülme küçük kızım
Sende büyüyeceksin, insanlar tanıyacak
Kimilerinden ürkecek, kimilerini seveceksin
Şimdi çatı katında küçücük bir yuva yapmış
İçine yerleşmiş, kendine yurt edinmiş
Oldukça çirkin, bir o kadar da yalaka
Kanadı kırık bir güvercin var
Şimdi her şey olduğu gibi olması gerektiği gibi
Her şey yarım olmaya tutkulu, yarım kalmış kelimelerimle anlatılan
Köhne bir gelecek düşleyen
Çirkin olsa da dram kokan suratıyla zihnime giren o güvercin
Onu düşkünlükten alacağım ve istediği düşlere bırakacağım
Özgür, çirkin, yalaka, dram ile tekrardan uçacak
Fuat Adıgüzel
Palyaçoların ömrü tükendi
Nesli de benimle beraber tükenecek
Son bir makyajla aranızda kendimi gezdireceğim
Akabinde gideceğim
Neresi olursa neresi bana uyarsa
Sadece gideceğim
Ruhumu bedenim taşımıyor
Yalnızlık, varoluş sancıları
Ciğerimi her geçen gün tüketen
Hatta zaman zaman delen
Elinde geldiğince de etrafı saran sigara dumanları
Olsun, ne yapalım?
Üstünkörü, istemeden yaşayacağım
Fuat Adıgüzel
Küçük bir benzetmeyle etrafımda beliren yüzler
Ben hepsine yabancıyım
Hepsi bana yabancı
Acaba dirilirken neyi düşledim de dirildim
Bildiğim tek şey ölürken neyi düşleyeceğim kesin
Oyuncaklarımı alıp gideceğim
Küçük, küskün çocuk misali
Benim oyuncaklarım buruşuk bir kağıt
İçinde imgelerle dolu kelimelerim
Bir de tanrıdan çaldığım yalnızlık
Olsun, olsun
Artık aldırış etmiyorum
Elimden geldiğince kelimelere ve yalnızlığa sarılmaya çalışıyorum
Arta kalan zamanda da sadece yaşıyorum
Fuat Adıgüzel