fu

Trump FM
Yaşamak zamanı tüketmektir. Çoğu zaman bizlerin sahip olduğunu düşündüğümüz zamana karşı bu israfçı tutumumuzdan dolayı her insanın yaşadığını söyleyemem. “ Neden yaşamalıyız?” sorusuna kendime yetecek bir cevap bulamadım. Bilginin ve bilgisizliğin görgüsüz kibri nedeniyle yaşamak günümüzde yalnızca zamanı tüketmektir. Neden yaşamamalıyım? İşte bu soru. Milyonlarca bahane bularak yaşamdaki bütün bağlarımı koparmaya cüret eden bir soru. İnsanların birbirini mecazi olarak pişirip herhangi bir öğünde yemeye odaklandığı bu zaman aralığında insan sırtına binecek bir insan buluyor. Bütünüyle inançları ve öğretileri bırakırsak insan bir diğer insanın sırtında nefesleniyor. Söylemesi kolay. Zevklerimiz, arzularımız, gözle görünür cinste gösteriş budalası olmamız, bilmek için verilen üstünlük savaşları, mirasçılığını yapmaya çalıştığımız görünür ahlakçı tavırlarımızın ardında yaşamaya çalıştık. Hatırı sayılır büyük bir çoğunluk yaşadı. Her soruyu kendimize yöneltmek ve akabinde cevap aramak aptallıktır. İnsan yenecek bir silahşör, fethedecek bir toprak buluyor kendine. Hayatı tanıdım. Nefret ettim. Midemde biriken sarhoşluğu hayatın suratına kusarak gideceğim. Kendime hesap verecek birini bulamadım. Bütün insanların hesap verdiği olası bir senaryoda bana hastane köşelerinde yıllık izne çıkmış bir doktoru aramak düşecektir. Gelip geçici olmayı bilmek, hiç olmanın tadını almak için yaşamalıyız. Zaman her şeyi bitiriyor. İnsanlarsa zamanla ilgili dedikodu yapmaktan kendini alıkoyamıyor. Gülünç. Kendimiz gibi olmayanı eleştirmekten, topluluğun gözle görünür dedikodu halinde olmasından, doğruluğun, iyiliğin davranışlar yerine sözcüklerden ibaret olmasından, romantikliğin arkasına saklanmış büyük ihtirasları aşk sanarak yaşayacağız. İstemediğimiz bir hayatı yaşadığımızı düşünerek
Duygu ve Düşünce
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Haberin yok, ben ölüyorum.
Şiir
Yüksek karanlıkların ahlaksız merdivenleri Güçlü arkadaş bize yaşarken durulmayı nasip etmedi Mahsun hüznü kaderim kucaklamayı seçti Bir de kulağımın içinde yeni doğmuş çocukların ağıt sesleri Elimde yanmaya büyük bir aşkla bakan sigara Şu sıralar vücut buluyorum karanlık dramalarda Var olmak ya da yok olmak Hepsi birer illüzyon zannımca Kelimeleri istediğim gibi seçebilirim Drama değirmeni sanat için buğday öğütmeli Tohumlar geçen kış vesilesiyle istediğim gibi yeşermedi Kızgınım, olsun Hayat arabası istediğimiz duraklara bugünlerde gitmedi
Şiir
Çık odalarından küçük, çelimsiz çocuk Kendine verdiğin cezaların süresi doldu İnsanlara doğru yürümeye başla Bir dağın tepesinde dur, hayatı kokla Fani hayatının içindeki karmaşayı çözemiyorsun Fikirler, düşünceler, dramalar tiyatrosu Hiç beklemediğin bir anda seni buldu Çık odandan çocuk güneşin ısrarla aydınlattığı yeryüzüne Dolmuş bir minibüsün penceresine bak Gökyüzünün gözyaşları pencereleri çok güzel yıkar Soğumuş çay ağzında tat bulacak Elinde yanan sigara büyük bir arzuyla yanacak Çık çocuk karanlık odandan Yeryüzünün iplerini asi ellerine al Bir daha bırakmamak için al çocuk Bir daha ölmeyecekmişcesine al çocuk
Şiir
Akorizmalarım
Sanat hayatı anlama arzusuyla doğar ve hayatın anlamamanın getirdiği utançla ölür.
Duygu ve Düşünce