fu

Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Düz yazı
1000Kitap
Hüzün duvarı
Alıntı
hüzün duvarı
" Zil sesin çok garip. " Zarafetiyle gözümü boyayan bir elbiseyle kapımın önünde dikiliyordu. " Bu sesi ilk defa duymuyorsun. " Hafif bir tebessümle " Akşam beni bahçeye mi götüreceksin?" Şaşkınlıkla gözünün içine baktım. Uykudan yeni kalkmış bir ölü olmanın zorluğuyla ne dediğini pek anlayamadım. Gözünü üstümdeki kıyafetlere dikmişti. Bana küçük çocuklara soruları cevaplaması için verilen ipuçlarından vermişti. Tebessüm ettim. " Beş dakika içinde her şey düzelir. İçeri gelsene. " Eve girmesinin ardından odama gittim. " Mutfakta kahve makinesi var. Kafana göre takıl. " Odaya girdim. Kapının arkasında karşıma çıkan alt kişiliğimle yüz yüze geldik. Boğazıma sarıldı. " Ne yapıyorsun sen? Bırak beni. " " Aynı soruyu ben sana soracaktım. Asıl sen ne yapıyorsun? Bu kadının burada bu kadar rahat etmesine nasıl izin verirsin? " " Boğazımı bırak. " " Seni sırtından vuracak ilk insana sırtını açtın. Gerisini sen düşün. Onu öldürmek zorunda kalırsan ne yapacaksın? Ne yapacaksın? Bugünlerde aklınla hareket etmiyorsun. " " Bırak beni." " Ne halin varsa gör. Seni nasıl bu hale getirdiğimizi düşün. Nasıl bu şekilde güven halindesin? Düşün. O koca kafanın içinde bir yerde bu soruya yer ver. Şimdi git. "
Alıntı