Birkaç dakikalık sessizliğin ardından bahçedeki böceklerin sesleri sessizliği bozdu. Masadaki sigara paketinden bir tane aldım. Kanlı ellerimle çakmağa uzandım. Sigaramı yaktım.
" Çocuklara ne öğretiyorsun?"
" İngilizce."
" Gelecek hakkında bir tahminde bulanabilir miyim?"
" Elbette."
" Yakın bir tarihte dil aygıtı benzerinde bir materyal tasarlansa artık insanlar dil öğrenmek için insana ihtiyaç duymayacak. Aygıtı satın al, programla ve öğren."
" Bilmiyorum. Belki de söylediklerin doğrudur. "
" Artık yaşamak için insanlara ihtiyacımız yok. Çoklu ilişkiler, ulaşılabilirlik, farklılıkların hiçe sayıldığı bir yaşam döngüsü içine girdik. Her şey bitmeye çok yakın. Kıyamet yakın. Belki bir atom bombası, yeni bir insan savaşı türümüzün sonunu getirecek."
" Her şeye bu kadar karanlık bakmayı nasıl başarıyorsun?"
" Her şeye karanlık bakmıyorum. Karanlık bir yeryüzünde yaşadığım için yeryüzünü aydınlatma gücünü kendimde bulamıyorum. Fikirlerle ilgilenir misin?"
" Okuduğum birkaç fikir adamı var."
" Fikirlerden bahsettim. Fikir adamlarından değil. Aracılar kendilerine taraftar bulur fakat öz kendini karanlığa saklar. Sen o karanlığı bulmaya çalışırsın. "
" Fikirlere ulaşmak için adamlara ihtiyacımız var ancak fikirleri yaratan sadece adamlar değil kadınlarda fikirlerin oluşmasında önemli bir yer tutar."
" Kadınların dünyası. Yalnızlığın o dokunulmaz, duyarlı, üstü insanlarla kapatılmış parçası..."
Şaşkın bakışlarla " Söylediklerinden hiçbir şey anlamadım."