fu

hüzün duvarı
" Zil sesin çok garip. " Zarafetiyle gözümü boyayan bir elbiseyle kapımın önünde dikiliyordu. " Bu sesi ilk defa duymuyorsun. " Hafif bir tebessümle " Akşam beni bahçeye mi götüreceksin?" Şaşkınlıkla gözünün içine baktım. Uykudan yeni kalkmış bir ölü olmanın zorluğuyla ne dediğini pek anlayamadım. Gözünü üstümdeki kıyafetlere dikmişti. Bana küçük çocuklara soruları cevaplaması için verilen ipuçlarından vermişti. Tebessüm ettim. " Beş dakika içinde her şey düzelir. İçeri gelsene. " Eve girmesinin ardından odama gittim. " Mutfakta kahve makinesi var. Kafana göre takıl. " Odaya girdim. Kapının arkasında karşıma çıkan alt kişiliğimle yüz yüze geldik. Boğazıma sarıldı. " Ne yapıyorsun sen? Bırak beni. " " Aynı soruyu ben sana soracaktım. Asıl sen ne yapıyorsun? Bu kadının burada bu kadar rahat etmesine nasıl izin verirsin? " " Boğazımı bırak. " " Seni sırtından vuracak ilk insana sırtını açtın. Gerisini sen düşün. Onu öldürmek zorunda kalırsan ne yapacaksın? Ne yapacaksın? Bugünlerde aklınla hareket etmiyorsun. " " Bırak beni." " Ne halin varsa gör. Seni nasıl bu hale getirdiğimizi düşün. Nasıl bu şekilde güven halindesin? Düşün. O koca kafanın içinde bir yerde bu soruya yer ver. Şimdi git. "
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
hüzün duvarı
" Ne yaptığını sanıyorsun sen?" " Ne yapıyorum ben?" " Bu kadını burada daha fazla görmek istemiyoruz. " " Sen de arkadaşına katılıyor musun?" Sırtımdaki ilaçlama çantasını yere bıraktım. Garajın kapısını doğru ilerledim. Her şeyin bu kadar karmaşık bir yapıya kurban gitmesine göz yumuyordum. Ben de normal insanlar gibi sıradan, basit bir hayat süremez miydim? Arkamdan gelen iki deliye rağmen bu sıradanlığı kendime kazandıramaz mıydım? Garajın kapısını uzaktan kumandanın yardımıyla kapattım. Köşeye sindim. Gözlerimin içinden kendime dair akan nefretimi simgeleyen gözyaşlarımı yüzümün o buruşmaya yakın derisinden aşağı doğru bıraktım. " Katılıyorum. " Yüzümü üstümdeki kirlenmiş kazağa sildim. Burnumun akıntısını bir türlü durduramıyordum. " Neden?" " Neden mi? Yaptıklarına şahitlik ettiğinde seni enseletmek için elinden gelen her şeyi yapmaktan bir an olsun tereddüt duymayacak bir yılanı koynuna almaktan korkmuyor musun?" Gülmeye başladım. Yüksek sesle bütün yeryüzüne haykırır vaziyette güldüm. Parmaklarımla gözümün önünden geçen yaşları sildim. Merdivenden kendimi yukarıya attım. Dün öldürdüğüm adamların haberlerini takip etmeye başladım. Ölmeyi hak etmiyorlardı. Ölüm, hak edilmezdi. Adaletin bu denli göreceli olduğu bir yeryüzünde yaşamaya olan bu garip tutkumu vicdanlı bir insana dönüştürmeye çalışmanın aptallığını içimde yaşamaya devam edecektim. Adalet sağlamıyordum. Elimde olsa bile adaleti sağlamak yerine eğlenmeyi tercih edeceğimi biliyordum. Her şey istediğim şekilde ilerliyordu. Bıçakta bulunan parmak izi, yüksek doz... Kahkaha atmaya başladım. Sistemin küçük bir açığını bulmanın keyfini içimdeki karanlıkla beraber sürüyordum. Sistem açığı. Mutfaktaki sandalyeyi köşeye çektim. Anlamsızlığın içinde kaybolmak yerine kendime yeni bir anlam bulmak ve
1000Kitap
Ters şiir
Alıntı
Ağır Roman
Birkaç dakikalık sessizliğin ardından bahçedeki böceklerin sesleri sessizliği bozdu. Masadaki sigara paketinden bir tane aldım. Kanlı ellerimle çakmağa uzandım. Sigaramı yaktım. " Çocuklara ne öğretiyorsun?" " İngilizce." " Gelecek hakkında bir tahminde bulanabilir miyim?" " Elbette." " Yakın bir tarihte dil aygıtı benzerinde bir materyal tasarlansa artık insanlar dil öğrenmek için insana ihtiyaç duymayacak. Aygıtı satın al, programla ve öğren." " Bilmiyorum. Belki de söylediklerin doğrudur. " " Artık yaşamak için insanlara ihtiyacımız yok. Çoklu ilişkiler, ulaşılabilirlik, farklılıkların hiçe sayıldığı bir yaşam döngüsü içine girdik. Her şey bitmeye çok yakın. Kıyamet yakın. Belki bir atom bombası, yeni bir insan savaşı türümüzün sonunu getirecek." " Her şeye bu kadar karanlık bakmayı nasıl başarıyorsun?" " Her şeye karanlık bakmıyorum. Karanlık bir yeryüzünde yaşadığım için yeryüzünü aydınlatma gücünü kendimde bulamıyorum. Fikirlerle ilgilenir misin?" " Okuduğum birkaç fikir adamı var." " Fikirlerden bahsettim. Fikir adamlarından değil. Aracılar kendilerine taraftar bulur fakat öz kendini karanlığa saklar. Sen o karanlığı bulmaya çalışırsın. " " Fikirlere ulaşmak için adamlara ihtiyacımız var ancak fikirleri yaratan sadece adamlar değil kadınlarda fikirlerin oluşmasında önemli bir yer tutar." " Kadınların dünyası. Yalnızlığın o dokunulmaz, duyarlı, üstü insanlarla kapatılmış parçası..." Şaşkın bakışlarla " Söylediklerinden hiçbir şey anlamadım."
Bloğumdaki yazılar
Şuradan yazılarımı takip etme şansına erişebilirsiniz. fuatadiguzell.blogspot.com
Alıntı