Hasan Karaman

Güzel birkaç sayfa
"Bu dünyada iki tür insan vardır: dünün insanları ve yarının insanları. Ey ihvan, siz hangisindensiniz? Yaklaşın yanıma da bir göreyim sizi. Aydınlığın alemine dalanlardan mı yoksa, karanlığın diyarında ilerleyenlerdenmisiniz? Gelin, deyin bakalım, kimsiniz, nesiniz... "Kendi kendinize: 'Ülkemi kendi çıkarlarım için kullanacağım." diyen bir siyasetçi misiniz? Eğer böyleyseniz, bilin ki, başkalarının kanını emen bir asalaktan başka bir şey değilsiniz. Ya da, kendi benliğinizin kulağına eğilip, 'Sadık bir uşak gibi yurduma hizmet etmeyi severim' diye fısıldayan adanmış bir vatansever misiniz? Eğer böyleyseniz, bilin ki gelip geçenlerin susuzluğunu giderecek bir vahasınızdır, bir çölün ortasında yeşermiş. "Ya da halkın nelere gereksindiğini bilip o malları ileride daha yüksek fiyatla satmayı ve kendinize daha fazla çıkarlar sağlamayı düşünen bir bezirgan mısınız? Eğer böyleyseniz, bilin ki, tevbesizin tekisiniz ve konakladığınız yerin bir saray ya da mahpushane olması hiç fark etmez. "Ya da, çiftçi ile dokumacının mal değişiminde bulunabilmesinde katkısı olan, alıcıyı olduğu kadar satıcıyı da düşünen ve adil kâr ölçümleriyle her iki tarafı da kazançlı çıkarabilen dürüst bir adam mısınız? "Eğer böyleyseniz, bilin ki, doğru bir insansınız; sizin övülmeniz ya da yerin dibine batırılmanız hiç fark etmez. "Ya da, inanmışların saf duygularından kendine gösterişli giysiler dokuyan, onların saygın davranışlarını kendi başına altın taç yapan ve Şeytan'ın sunduklarıyla gününü gün ederken, herkesten öne fırlayıp, Şeytan'a olan nefretini kusmaktan geri kalmayan bir din önderi misiniz? Eğer böyleyseniz, bilin ki, kāfirin birisiniz; bütün gün oruç tutuyor oluşunuz ya da bütün gece dua ediyor olmanız hiç fark etmez. "Ya da halkın, içtenliğinde tüm ulusun daha yücelmesi yararına
Sayfa 37·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Aykırı olmak özgürlüğünün, boyuneğmişliğin boyunduruğu altın olmaktan daha az bir dert yükü olduğunu mu sanırsın? Ya da karşı çıkabilme serbestliğinin, kabullenişin güçlülüğünden daha güvenilir olduğunu mu düşünüyorsun?
Sayfa 37·Kitabı okudu
İnsan, deniz suyunun yüzünde dalgalanan köpük gibidir. Rüzgar esti mi, sanki hiç varolmamışçasına yokolur gider. İşte böyle olur, ömrümüzün Ölüm'ün önüne katılıp gitmesi...
Sayfa 35·Kitabı okudu
Yaşam, ruh aracılığıyla deneyip gördüğümüzdür, ama çevremizdeki bilebildiğimiz dünya, anlayışımızın ve aklımızın aracılığıyla tanıdığımızdır. Bizlere büyük mutluluk ya da büyük keder getiren, işte bu tür bilgidir. Henüz otuzuma basmamıştım ki, bu bilgiden benim payıma keder düştü. Keşke hayatımın kanını iliğini kurutan ve beni, artık üzerinde kuşların yuvalamayacakları, artık meltemin tatlı salıntısına uyamayacak dallarıyla kupkuru bir ağaç gibi bırakan o yıllara erişemeden ölseydim.
Sayfa 20·Kitabı okudu

Hasan Karaman

, bir kitap okudu
Puan vermedi·104 syf.·
2025 4. kitabı
Hermann Hesse
7.1/10 · 189 okunma