Yıla böyle harika bir kitapla başlamanın mutluluğu paha biçilmez. Biliyorsunuz ki bu sene ciddi bir kitap diyeti kararı aldım ve hiçbir siteye, indirime, merak için dahi bakmıyorum. O yüzden elimdeki kitaplardan en merak ettiklerim dışında hiçbir şeyi okumakta gözüm yok. Grisha serisinin hayal kırıklığı olduğu malum olsa da her şeyi zaten bu seriyi okuyabilmek için yaptığımı düşünürsek ara vermeden devam etmem gayet tahmin edilebilirdi. İYİ Kİ DE OKUMUŞUM!
Seri bende kalıcı bir iz bıraktı, orası kesin. İkinci kitabı bitirmek üzereyim ve olabilecek her duyguyu bana tattırdı. Mükemmel değil, mükemmel kitap bulmak zor zaten ama böyle fantastik, macera ve aksiyon yönü olan kurgularda ben biraz kalite arıyorum. Bunu yapmak da her baba yiğidin harcı değil maalesef. Yazar epeyce uğraşmış, hakkını yiyemem ama neden 5 yıldız değildir, sorunuzun cevabı bu. Yıldızlıdır, 4'tür, güzeller güzeldir ama beni tatmin etmeyen bazı sallantılar vardı kurgu ve finalde. Onun dışında hiçbir sözüm yok kendisine, o yüzden övgüler gelsin.
Grisha evrenindeki ticaret ülkelerinden birinde, bir çetenin aldığı iş üzerine kitabımız. Çetenin 6 üyesi, birkaç da yardımcı elemanı var ama görev gerçekten zorlu. Kavga, dövüş, entrika, geçmişin izleri, aşk, tutku ne ararsanız bu ekipte. Ekip beni can evimden vurdu zaten. İnanılmazlar. İlk seride size yazarın en büyük hatası kahraman anlatıcı demiştim, bilmem hatırlar mısınız? İşte bu kitapta en iyi hamlesi bu hataya düşmemek olmuş. O yüzden de karakterleri çok iyi yansıtmış. Nasıl anlatsam size? Hani JK Rowling bir daha Harry Potter yazamaz hissi vardır ya. Simon Baker, Mentalist'ten başka hiçbir yapımda öne çıkamaz, Andy Samberg'e ne zaman baksanız o Jake Peralta'dır, Colin Morgan daima Merlin olarak hafızamızda yer edinecek. Bu serinin karakterleri öyle.