Firdevs, benim bu dünya üzerinde tanıdığım en güçlü kadınlardan biri. Kitabı okurken ağladığım
bir çok yer oldu ; özellikle bitirdikten sonra boşluğa düştüm. Firdevs doğduğundan beri hayatındaki her erkek tarafından her türlü şiddete, eziyetlere uğramış bir genç kadın. Kitap Firdevs'in idam edilmeden önce yaşadıklarını kitabın yazarı olan psikiyatrist Neval El Seddavi'ye anlatmasından ibarettir. Firdevs'in onca haksızlık , sıkıntı, dert yaşamasına rağmen yaşamın anlamını aramaya çalışması yolculuğundan, asla vazgeçmemesi onun çok güçlü bir kadın olduğunun en büyük göstergesidir. Yaşamı, doğduğundan beri ben kimim, neden bu bedendeyim gibi sorularına cevaplar aramakla geçmiştir. Kitapta da yer aldığı gibi " Yaşam bir yılandır.Onlar da aynı Firdevs. Yılan, senin yılan olmadığını anlarsa sokar. Zehirli iğnelerin olmadığını bilirse hayat seni bir lokmada yutar". Ben Firdevs'im ,
Firdevs ise ben , hepimiz Firdevsiz , kadınların hepsi birdir. Farklı hayatlarda, farklı ailelerde doğsakta hepimiz aynıyız. Kadın olmak başlı başına bir mücadele, savaştır. Aramızdaki tek fark her birimizin bu savaşla mücadele şeklinin farklılığıdır. Gün geçtikçe kadınlar her alan da inci gibi parlıyor. Kimin sayesinde? Firdevs gibi nice kadınlar sayesinde, her birimiz haklarımız ve canımız için mücadeleler veriyoruz, fedakarlıklar yapıyoruz. Bu zamana kadar sırf kadın olarak doğduğu için işkencelere uğrayan , hayatını kaydeden sayısız kadınlar var. Umuyorum ki yakın gelecekte bu eşitsizlik , adaletsizlikler son bulacak. Kadınlarımız özgürce hayatlarını sürdürecekler.