Gavin'in tüm detayları öğrendiğinden emin ol, ben de işlerimi mümkün olduğunca bitireyim," dedi Dawson.
Dawson çıkmak üzereyken Ada ona seslendi. "Lanston'a uğramayacaksın."
"Aklımdan bile geçmedi."
"Dawson." Ada yanına giderek onunla beraber koridora çıktı. "Bir karar aldım ve söz verdim. Bu benim için önemli. Arkamdan dolaşma ve yargılarım önemsizmiş gibi Lanston'a gidip sorgulama. O beni hiçbir şey için zorlamadı. İnan bana, bir çıkarım olmasaydı bile söyleyeceği şeyi yapmak beni rahatsız etmezdi. Hem de hiç. "
Dawson, Ada'nın yüzünü tutarak üşümüş burnuna ufak bir öpücük bıraktı. "Endişeleniyorum fakat bu, sana olan inancımdan daha fazla değil. Lanston'la konuşmayacağım, planı tehlikeye atan hiçbir şey yapmayacağım. Bana güven."
Ada'nın kurtlarla tanıştıktan sonra hissettiği ilk rahatlatan duygu Dawson'a güvenmekti. Çoğu zaman bununla sınansalar da Ada hiç şüpheye düşmemişti. Ettikleri kavgaları, üzerinden geçen savaşları hep bu şekilde atlatabilmişlerdi.