...
AC, entropinin yönünün nasıl tersine çevrileceğini buldu. Ama bu son sorunun yanıtının bildirileceği kimse yoktu. Ancak sorun değildi. Uygulamalı olarak verilecek yanıt bunu da halledecekti.
AC'nin bilinci -ki bir zamanlar tüm evrendi- kaosu ele alıp uzun uzun düşündü. Adım adım yapılması gereken yapılmalıydı.
Ve AC Işığa, “𝗢𝗟!” dedi.
Ve Işık oldu…
Bu kitap beni duygudan duyguya sürükledi.. sürekli bir sorgulama hali içerisindeyim.
kitabı okurken aklıma birçok kitap geldi. Mesela; Charlie'nin IQ'su arttıktan sonra içindeki çocuk Charlie ile olan mücadelesi bana Dr. Jekyll ve Bay Hyde kitabını. Alice ile bir şekilde denk olamamaları da Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi 'ni anımsattı.
Kitabı okurken en çok düşündüğüm o ameliyatı olmasaydı acaba Charlie'nin daha mutlu bir hayatı olur muydu? Evet bilme çok fazla katkısı olmuş olabilir ama bu ameliyat Charlie'ye istediği sonucu vermedi.
kimse onu bir insan olarak görmüyordu ve görmedi de... Hatta onu aldı geçmişin o karanlık günlerine götürdü tüm travmalarını gün yüzüne çıkardı. Tüm insanların gerçek yüzünü görmesini sağladı. Ve bu durum onun da masumiyetini etkiledi.
Alice'nin de dediği gibi o yüzünde ki herkesin hayran olduğu o gülümsemesini sildi.
Genel olarak kitap gerçekten harikaydı.. konusuyla anlatımlarıyla değindiği noktalarla etkileyiciydi. Beni rahatsız eden nokta sonlarda çok fazla cinselliğe yer vermesiydi.. Bu kadarı kitabın asıl anlatmak istediği konuyu biraz perdeliyor.. Bir taraftan da bende insanların IQ seviyesi arttıkça acaba cinselliğe daha düşkün olduğunu mu anlatmak istiyor diye sorgulatmadı değil ama yine abartmadan da bunu işleyebilirdi.
İncelememe Charlie'nin notuyla son vermek istiyorum;
Not: Lütfen eğer vaktiniz olursa Algernon'un arka bahçedeki mezarına birkaç
çiçek koyun olur mu?
TÜM GÜZEL KALPLERE...
Beyaz gövdesine bir torik saldırınca kahkahayla güldü. Balık vücudundan bir parça koparmıştı, hissettiği acı Martin'e neden orada olduğunu hatırlattı. İşin kendisiyle uğraşırken amacını unutmuştu.
"Hayat çok enteresan be " dedi İrem durduk yere.
"Nerden çıktı şimdi o ?" diye sordum.
"Birkaç ay öncesine kadar mutluluktan havalara uçuyordunuz. Bugün ise parçalanmış dağılmış hissediyorsunuz "
Verdiği cevap üzerine sessizce başımı sallayarak onalyarken " Aslında hayat o kadar da ilginç değil " dedi Su. "Resim yapmaya benziyor"
İrem'in yaşadığı kafa karışıklığı gözlerine yansıdı." Nasıl yani ?"
Omuzlarını silkerek " Çok fazla benziyor işte " dedi Su."Sadece kağıdı yırtma veya yanlışı silme gibi bi şansın yok "
" Ama böyle bir durumda ortaya güzel bir resim çıkaramayız ki " diyerek itiraz ettim.
" Yanılıyorsun, kardeşim " dedi bilgelikle." İstemeden bi daire çizdiysen, onu güneşe çevirebilirsin. İstemeden bi çizik attıysan, bunu ağaca benzetebilirsin. Sen yeter ki sanatkâr ol. "
Bu kadar beklenen ve göz göre göre gerçekleşen bir ölümün tuhaflığı etrafında dönen olaylar silsilesi olan kitap........................................