Puan vermedi·448 syf.··
2021 5. kitabı
Charles Dickens'ın bence en güzel, en yoğun en hisli eseri. Yazıldığı dönemin toplumunu, insani ilişkilerini oldukça iyi bir şekilde yansıtıyor. Öksüz bir çocuk ve onun hayalleri bazen fazlaca üzer insanı. Kitapta kendisi hakkında en çok hüzne itildiğim karakter Pip'den ziyade bayan Havisham' ın kurbanı olan Estella'ydı. I am what you have made me. Take all the praise, take all the blame; take all the success, take all the failure; in short, take me. Biraz uzun bir zamana yayıldı, yer yer koptum hikaye bağlamından ancak okuduğum her bir sayfa için bu kadar mutlu olduğum nadir kitap vardır. Pip'in hayatını okurken aynaya bakıyor gibiydim. Belki de herkesin hikayenin bir yerlerinde kendisinden izler bulabileceği bir kitap kâh bir katil kâh bir maktul... Hikayenin sonu okuyucunun tahayyülüne bırakılmıştı ki bana yine severek okuduğum bir kitap olan Doğu'nun Limanlarını hatırlattı. Birkaç alıntı: Heaven knows we need never be ashamed of our tears, for they are rain upon the blinding dust of earth, overlying our hard hearts. I was better after I had cried, than before--more sorry, more aware of my own ingratitude, more gentle. We changed again, and yet again, and it was now too late and too far to go back, and I went on. And the mists had all solemnly risen now, and the world lay spread before me. It was the best of times, it was the worst of times, it was the age of wisdom, it was the age of foolishness, it was the epoch of belief, it was the epoch of incredulity, it was the season of light, it was the season of darkness, it was the spring of hope, it was the winter of despair. In a word, I was too cowardly to do what I knew to be right, as I had been too cowardly to avoid doing what I knew to be wrong.
Great ExpectationsCharles Dickens · Penguin Books · 200718,5bin okunma
Bir Kelime Uğruna Katedilecek Mesafe
Puan vermedi·207 syf.·
2019 108. kitabı
İki durumdan bahsedeceğim ve epey uzun olacak. Yoğun olmadığınız bir vakitte okumanız sizin faydanıza olur kanaatindeyim. Yine de okursanız elbet sevinirim. *** Öyle ya, kişi başladığı noktaya dönemedikten sonra niçin yola çıksın ki? Daire'ye Dair, Dücane Cündioğlu *** Sene 2009. Tvnet ekranlarında Gündem Özel adlı programda konu Aşk Pazarı. Dönemin popüler romanlarını konu edinecek olan programda sayın konuk uzunca bir girizgah yapıyor. İnsan eylemlerinin haz, fayda, iyi olmak üzere üç amacı olduğunu belirtiyor öncelikle. Sonrasında örneklerle bunların tanımını yapıyor. Söz gelimi; eroin satmak faydalı, içmek haz verici fakat iyi değil. Daha sonra iyi'den vazgeçilip geçilemeyeceğini, ihlas'ın ne demek olduğunu, istem'in eylem'den önce geldiğini, bizatihi kendinden ötürü istenen bir şeyin olup olamayacağını ve dahasını anlatıyor, irdeliyor. Dakikalar ilerliyor ve nihayet konu rayına oturuyor. Ahmet Ümit'in Bab-ı Esrar'ı, Elif Şafak'ın Aşk'ı ve Saide Kuds'in Kimya Hatun'u o yıllarda birbiri ardına çıkan "tasavvufi" romanlardan en çok tutulanları. Piyasada arz-ı endam eden bu ve bunun gibi kitapları veciz bir dille yeriyor sayın konuk. Yeriyor çünkü bu kitaplar Mevlana ve Şems Hazretlerini anlatmıyor, kullanıyor. Hem de ne kullanmak! Yazarları, bu yüce insanlara olmadık isnatlarda bulunuyor, onlar için ipe sapa gelmez laflar ediyor ve demeye utanılacak sözlerle, davranışlarla bu isimleri yanyana kullanıyor. Tüm bunlar da “aşk” çatısı altında yapıyor yazarlar. İşte burada bir yerde haklı olarak "Aşkın üç yüz bin okuru olmaz" diyor sayın konuk. Konuk tüm bunlardan bahsederken üzülüyor. Eskilerin, manası yıpranır deyu demekten bile imtina ettikleri bu kutsi kelimenin ağızlarda sakız haline gelmesine, hatta sakız hale getirilenin yere tükürülmesine, hatta ve hatta
Sinema ve FelsefeDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 2012353 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·207 syf.··
2017 5. kitabı
Kitabın giriş bölümündeki Winter Light filmi hakkındaki yazıyı dönüp dönüp tekrar okumuşumdur. Kitabı ise şimdilik iki defa okudum. Yıllar sonra tekrar elime alıp yine benzer bir hissiyat ile okuyacağıma eminim. Dücane Cündioğlu'nun her yazdığı, her söylediği büyük önem arz ediyor benim için. Bu kuşağın en önemli düşünce adamlarından kesinlikle. Sinema ile ciddi anlamda ilgilenen herkesin okuması gereken bir kitap. Sadece sinema diye kısıtlamam da yanlış aslında, sorgulayan herkesin okuması gerek.
Sinema
Sinema ve FelsefeDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 2012353 okunma