Adı:
Sinema ve Felsefe
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
207
Format:
Karton kapak
ISBN:
978-605-4683-59-8
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
''Sanat ve sanatçı mı istiyorsunuz, dua edin de belalar yağsın üzerinize gökten! Açlıktan nefesiniz koksun! Hüznünüz olsun mesela. Yoksunluklarınız. İncinmişlikleriniz. Güçsüzlüğünüz.

Kuşkunun pençesinde kıvranın. Kahrolunuz. Kahrediniz. Yaşamı soğuk bir su gibi teninizde hissediniz.

....''
Sinemayı, hakikati, kendinizi sorgulayacağınız güzel ve ağır bir kitap. Dili biraz ağır insanı bazen yoruyor ama bazı pasajlar kafanıza balyoz gibi indiği için okumayı bırakamıyorsunuz. Felsefeye, sinemaya merakı olan herkesin okumasını şiddetle tavsiye ederim.
Cündioğlu, izlediklerini okuduklarını biriktirmiş, zihninde sentezlemiş, kalemiyle yazıya dökmüştür. Olaya bir filozof bir edip ve psikolog gözüyle bakmaya çalışmıştır. Üzerinde dura dura okunması gereken verilen birim örneklerini izlenmesi icab eden ufuk açıcı bir kitaptır.
Kitabın giriş bölümündeki Winter Light filmi hakkındaki yazıyı dönüp dönüp tekrar okumuşumdur. Kitabı ise şimdilik iki defa okudum. Yıllar sonra tekrar elime alıp yine benzer bir hissiyat ile okuyacağıma eminim. Dücane Cündioğlu'nun her yazdığı, her söylediği büyük önem arz ediyor benim için. Bu kuşağın en önemli düşünce adamlarından kesinlikle. Sinema ile ciddi anlamda ilgilenen herkesin okuması gereken bir kitap. Sadece sinema diye kısıtlamam da yanlış aslında, sorgulayan herkesin okuması gerek.
Magdur olsam magrur olurdum, o takdirde yolunu da gozlemezdim. Kahrettigine inansaydim kahrederdim, kahr edemesemde isyan ederdim. Inkar ederdim. Belki cekinir, belki korkar iman bile ederdim. Hic degilse kahrinin karsisina sabrimi cikarirdim. Kanaat eder, eldekiyle yetinir, inlemezdim.
İnsan... katlanması çok zor ama, öleceğini bilen tek canlı! Trajedinin kökeninde de bu var, önceden bilmek.
Nietzsche, kendisine lanetler yağdırdığı Hristiyanlığın kökeninde, doğal olana, yani gerçekliğe karşı iflah olmaz bir nefretin yattığını iddia eder ve her şeyden evvel, Doğaya düşman bir Tanrı icad ettiği için Hristiyanlığı bütün gücüyle lanetler.
Engelleme. Doğal olanı sınırlama ve engelleme. Aklın tahakkümü. Parti aklının. Devlet aklının. Ah o akıl yok mu, çam ağacı kadar kıskançtır, asla çevresinde başka ağaçların yetişmesine izin vermez. Kendine yakın bulmadığı her duyguyu, her bağlılığı hor görmekle yetinmez, alçaltır da.
İnsanlara insan olduklarını daha çok hatırlatmalıyız, der Tarkovski.
Sanat işbu duyarlılığın bir gerecidir. Filmleri de insana insan olduğunu daha çok hatırlatmanın bir aracı.
Tutku.
İnsanın en bencil yanı. En bencil, yani en asil, en soylu. O ölçüde de en yıkıcı, en kıyıcı yanı.
Ölüm korkusu şimdiyi yok eder. Şimdinin insanını. Ölüm değil, korkusu yok eder aklı, şehveti, öfkeyi. Bütünüyle insanı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sinema ve Felsefe
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
207
Format:
Karton kapak
ISBN:
978-605-4683-59-8
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
''Sanat ve sanatçı mı istiyorsunuz, dua edin de belalar yağsın üzerinize gökten! Açlıktan nefesiniz koksun! Hüznünüz olsun mesela. Yoksunluklarınız. İncinmişlikleriniz. Güçsüzlüğünüz.

Kuşkunun pençesinde kıvranın. Kahrolunuz. Kahrediniz. Yaşamı soğuk bir su gibi teninizde hissediniz.

....''

Kitabı okuyanlar 57 okur

  • Rasim Polat
  • Platon
  • Bibliyoman
  • 1K Diyarbakır Grubu
  • KelimelerKafi
  • Rabia Erke
  • arturo bandini
  • Lililer
  • Zeynep Yarbay
  • Turkan Bakırlı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%24
25-34 Yaş
%48
35-44 Yaş
%20
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%4
65+ Yaş
%4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%29.8
Erkek
%70.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.4 (5)
9
%17.6 (3)
8
%29.4 (5)
7
%23.5 (4)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0