Sanat ve Felsefe

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.941
Gösterim
Adı:
Sanat ve Felsefe
Baskı tarihi:
Şubat 2012
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054683581
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Açınızı değiştirin.

Düşünür Dücane Cündioğlu bütün paradigmaları alt üst ediyor!..

Okurlarının Uzun Zamandır Merakla Beklediği Seri Nihayet Yayımlandı.

Üçleme Olarak Okuyuculara Sunulan Seri Çok Konuşulacak, Tartışılacak ve Çok Satacak!..

Geniş Bir Reklam ve Tanıtım Kampanyasıyla Satışa Sunulacaktır.

Sanat ve sanatçı mı istiyorsunuz, dua edin de belalar yağsın üzerinize gökten! Açlıktan nefesiniz koksun! Hüznünüz olsun mesela. Yoksunluklarınız. İncinmişlikleriniz. Güçsüzlüğünüz.
Kuşkunun pençesinde kıvranın. Dualarınız hep geri çevrilsin. Kahrolunuz. Kahrediniz. Yaşamı soğuk bir su gibi teninizde hissediniz. Uykuya hasret kalınız. Şefkat kokan bir nefes beklerken kürek kemiklerinizin ortasında hissedin yârin hançerini. Tadın ihaneti. Reddedilin. İnkâr edin ve edilin. İnkâr edin ve edilin. Tereddüt edin. İncindiğinizi düşünün. Rüyalarınıza apansız doluşan bedbahtlara kendinizi anlatmaya çalışırken takatsiz kaim. Yaşayın yani. Çelişkiyi. Çileyi.

Bakın o zaman nasıl da göğün kapıları açılıyor. Tanrı nasıl da sesinizi duyuyor. İlham perileri nasıl da dans ediyorlar çevrenizde.

Ve işte o zaman sanatçı yaratmaya, ele geçirilemez olanı fethetmeye başlar. Ölmemek için. Biraz olsun nefes almak için. Hakikatin kokusunu sırf sevgilinin saç diplerinden duyabilmek için.
(Tanıtım Bülteninden)
192 syf.
·10/10 puan
"Seni önce bitiridim sonra elime aldım."

Yoo yanlış anlamayın öyle kin dolu ya da müthiş bağlantıları olan bir cümle değil, zaten benden de öyle hikmet dolu sözler beklemeyin... Ne hikmeti... Hikmet nereden çıktı...
Kitaptan bahsediyorum önce okudum sonra alıntıları paylaştım. Hııı öyle desene baştan
Ne bileyim öyle artizz bir giriş yapmaya çalıştım...
Benden pazarlamacı olur sanki.
-Nereden çıkartın bunu...
-Görmüyor musun girişlerim falan saçma ama ilgi çekici...
- hadi lan ne ilgi çeksicisi
- lan mı, kaba şey
- kabaysak kabayızz bee
-Bırak peşimi mimdaaat...


- Ne garip değil mi?
- Garip olan ne
-Garip işte. Cevaplarsam büyüsü kaçar
- Mantıklı...
- Mantıklı olan ne...
- Cevap bulamadığım her şey.
________________________________

-Sizler film izliyor musunuz?
Soru çok saçma değil mi
Kim film izlemez ki
Peki ya şöyle deseydim
-Sizler film seyrediyor musunuz?
Eee arasındaki fark nedir ?

"İzlemek ile seyretmek"
- Hııı yani bakmakla görmek gibi mi?
- Gibi gibi...

Seyretmek: sāra سار  "yürüyerek gitti, gezdi, dolaştı, seyahat etti, bir yol izledi" fiilinin mastarıdır.

"Seyyran= Gezmek
Seyyare= Taşıt
Seyahat= Yolculuk"

Evet sizden istediğim şey filmi seyretmeniz. Biçimde filmi yaşamak tahayyülde gezmek, dolaşmak ve seyran etmenizdir.

Seyretmenin hakikatine varmak gerek. bir şey izlediğinizde kuru bir izleme olmasın kuru olmayan izleme ise seyretme manasına gelir.

-Peki bu kitap sana nasıl bir değişim kattı derseniz,
- Ben de şöyle derim: Değişim baki ama elbet ani değildir.
- Ne demek istiyorsunuz yüce hümanist ismail bey ( yazarak kendimi bey konumuna getirmek hoşuma gidiyor)
- Demek istediğim şey şudur: Değişim devinimlidir. Yani zamana kalmıştır, yani bir anda olmayandır. Nasil ki bir çocuğun büyümesi ya da saçaların kırlaşması yüzün kırışması gibi.

Kitabın dolu dolu olduğunu belirtmek isterim,bir yerden başlayamam
Bir yerden başlarsam içinde kalırım.
Peki memnun kaldın mı derseniz
Elbette derim. Hatta tavsiye edilir. Bilakis tekrar tekrar okunması gerekir...

Peki yazar bu kitapta nasıl bir anlatım şekli sergilemiş derseniz,
- Ben de derim ki: Sahneler, yönetmenler, filmler üzerine... Mesela bir diyalog metin üzerine yorum yapar.
Bir film sahnesi üzerine, hatta saniyelik kareler üzerine yorumlar ve analizler yapması pek ince ve yoğun bir çalışma olduğunu göreceksiniz.

Değerli okur, felsefe hikmetli bakabilmek demektir, bu da görmenizi sağlatır.
"Öz ağzınıdan kafatasınızı" görmek.

Bana hissettireni ne ise onu anlattım
"Seyretmeyi bilmek gerek."
Bana bir film nasıl izleniri anlattı gösterdi.
Arkadaş sana şunu diyeyim.
Hani dönerciye gidersiniz ya yanında soslar baharatlar cin biberler koyar yanına işte
Felsefe de aynı cin biber gibidir
Yazar menüsüne çok güzel bir tatla destek vermektedir. Her döner ısırığından sonra ağzına attığın cin biber gibi tat bırakır damağında iştahın artar.
Üzerine bir ayran ohhh mis ( Evet açım. sonu böyle bitsin istemezdim ama "olan oldu olacak olan olur".)
192 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Öncelikle ve daima felsefe.
Sonra sanat.
Ama hüzünle.
Işığın ve renklerin dünyasına hareketle. Duyuların ve duyguların..."

Değerli okurlar,
Kitabın incelemesini yapmak zorsa, Dücane Cündioğlu'nu anlatmak daha zordur. Kendisini yıllarca biliyordum, son zamanlarda tanımaya başladım. Ne tesadüftür ki kendimi tanıma yolunda... Dücane Cündioğlu malesef azınlık bir kitleye hitap ediyor ve bu durum onun hoşuna gidiyor. Sevmez safsatayı... Kelimelerin ve düşüncelerin altı doludur. Eleştirmeyi ve eleştirilmeyi sever. Düşüncelerine sonuna kadar inanmaz, çürütülmesini bekler yani bir o kadar cesurdur... Dücane Cündioğlu'nu malesef, fazlasıyla benimsemişim. Acaba kendi düşüncelerim onun düşüncelerinden ayrılacak mı? Bunu bazen çok isterim. Düşünceleriyle, şuana kadar her zaman haklı nezdimde. Kendisini anlamak ve anlatmak emek, çaba ve bilinç ister. Sadece okumak demez " Okumak işin basit kısmı, asıl görmek gerek." der.
Hep der, yorum yorar, inanın der, çünkü yorum aynı hakikate benzer der...
Şüphe edin der, en emin olduğunuz şeyden başlayın der...

Kitap, sanatın felsefesinden girer batıyı, doğuyu, dini, dili, filmi, resmi ve daha nicesini ortaya serer. Kitabın dili hemen anlaşılacak kadar kolay değil. Sadece dil değil anlam bakımından yine öyle. Kitabı okumamın amacı başta Dücane hoca iken sonrasında sanata daha doğrusu resim sanatına olan ilgimin artık oluşması gereği.. bir ihtiyaç aslında. Okurken, elimin altında sözlük ve google resimler vardı. Çünkü tablolari anlatır ve tanıtır. Kitabı tamamıyla benimsedim diyemem. Ama artık Van Gogh hiç de bilemeyeceğim bir ressam değil... Ve bir sürü tablo. Kitabın içinde, sanat ve felsefenin çok ötesinde şeyler bulacağınıza çok eminim.

Okunmaya ve izlemeye değer bir değeri bırakıyorum buraya....

Hakikat'le
192 syf.
·Puan vermedi
Sanat ve Felsefe harmanlı bu kitap bana genel geçer bilgiler kattı, aynı zamanda iç dünyamda barındırdığım olguları farklı açılardan yorumlamamı sağladı.Severek kısa sürede okuduğum bir kitap oldu herkese tavsiye ederim.
İkonoloji : yorumlama
İkonografi : çözümleme. İkonoloji sezgi gerektirir, ikonografi gayret..

"Bir şehrin büyüklüğü, bağrında misafir ettiklerinin büyüklüğü nisbetindedir"

"Kemâl tasavvuru eserde değil, sanatçının zihninde aranmalıdır" - Rembrandt

Botero: Ebu Garib Hapishanesinde insanlara reva görülen zulüm ve işkenceleri tabloları aracılığıyla dünyaya duyuran, belki de yegane büyük ressamdır. Vicdanı fırçalara cesaret verir.

Osmanlı Döneminin latifliği, Kudüsün çevresini yeterince aydınlatıyor.

Dostoyevski'nin, Petersburg tasvirini okurken gözümde Ankara canlanıyor, zihnimde ise Kudüs. Ama zihnimdeki Kudüs, Petersburg tasvirinin tam zıttı şeklinde.
192 syf.
·9/10 puan
Bir insan benim kanaatime göre her konuda temel olarak az çok bilgi sahibi olmalıdır. Bu kitabı da o niyetle almıştım. Ve iyiki almışım diyorum. Sanat ve felsefe bir arada. Daha once adını dahi duymadığım birçok ressam hakkında bilgi sahibi oldum en guzel yanıysa ressamların tablolarıda mevcut kitapta ve tablolar hakkında bilgilerde verilmiş. Benim için cüretkar bir çıkış oldu zira kitapta bazı tablolar benim ahlak sınırımın dışında kalıyor. Herneyse devam edecek olursam çokça mitolojik karakterlerden de bahsediyor yazar kitapta. Hiç sıkılmadan okudum üzerine bolca notlar tuttum. Yeni bir deneyim olması açısından okunması gerekli diye düşünüyorum.
192 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10 puan
Kitap başlangıç kısmında; "muhafazakar sanat" tartışması ile ilgili fikirlerini açıklayan yazar, bu tartışma ile ilgili olarak muhafazakar sanat olamaz fikrini savunmaktadır. Sonrasında batıda çizilmiş ünlü tabloların felsefik yorumlamasını yapar. Özetle Doğu felsefesi ile batı sanatı yorumlanmaktadir. Ancak birçok doğulu yazar gibi bu kitabın yazarı Batı sanatına ön yargılıdir.
192 syf.
·Puan vermedi
Genel manada ünlü tabloların yorumlarına yer verilen kitapta yazarın sanata dair tespitleri daha çok ilgimi çekti.
Özellikle kitabın sonunda, doğu toplumlarında işitmenin batı toplumlarında görme duyusunun ön plana çıktığı ve dini ritüellerde bunların nasıl etkiler doğurduğu hakkındaki çözümlemeleri okumaya değer.
192 syf.
·Puan vermedi
Resim sanatı hakkında belli bir düzeyde bilgi edinilebilecek bir kitap. Yazarın üslûbunu sevdim ancak kitabın kapsamı daha geniş olabilirdi. Resimler çoğunlukla tanıdığım, bildiğim kişilere aitti. Yine de resim sanatıyla ve ressamlarla ilgilenen kişilere tavsiye ederim.
171 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10 puan
Hoş bir kitap olmuş. Sadece sanat değil, düşündüren satırlarda mevcut içinde. Sanata ve ya felsefeye ilgiliniz varsa okuyun derim. Kısa ve gayet akıcı bir kitap, sıkılmadım yani :)
Mimar ve Felsefe, Sinema ve Felsefe adlı kitaplarıda okumalıyım.
192 syf.
Sanat neden var? Muhayyile nin (hayal dünyasının) varlığı ve karşıkonamazlığı. Dücaneoğlunun kendine has anlatısıyla aslında nirvanalarda dolaşan felsefik yorumlarını okuyucunun beğenisine bırakıyor.
192 syf.
·171 günde·Beğendi·10/10 puan
Resimlere bakış açınız bu kitabı okuduktan sonra çok değişecek. Bitmesini hiç istemediğim, aşık olduğum bir kitap oldu. Ressamların hayat hikayeleri ve incelenen resmin hikayesi birleştirilerek inceleme yapılıyor. Herkese tavsiye ederim.
Nazik ol lütfen, üzerine bastığın benim düşlerim.
Dücane Cündioğlu
Sayfa 12 - William Butler Yeats’m bir şii­rinden, Cloths of Heavendan (1899) şu dizeleri okur:

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sanat ve Felsefe
Baskı tarihi:
Şubat 2012
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054683581
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Açınızı değiştirin.

Düşünür Dücane Cündioğlu bütün paradigmaları alt üst ediyor!..

Okurlarının Uzun Zamandır Merakla Beklediği Seri Nihayet Yayımlandı.

Üçleme Olarak Okuyuculara Sunulan Seri Çok Konuşulacak, Tartışılacak ve Çok Satacak!..

Geniş Bir Reklam ve Tanıtım Kampanyasıyla Satışa Sunulacaktır.

Sanat ve sanatçı mı istiyorsunuz, dua edin de belalar yağsın üzerinize gökten! Açlıktan nefesiniz koksun! Hüznünüz olsun mesela. Yoksunluklarınız. İncinmişlikleriniz. Güçsüzlüğünüz.
Kuşkunun pençesinde kıvranın. Dualarınız hep geri çevrilsin. Kahrolunuz. Kahrediniz. Yaşamı soğuk bir su gibi teninizde hissediniz. Uykuya hasret kalınız. Şefkat kokan bir nefes beklerken kürek kemiklerinizin ortasında hissedin yârin hançerini. Tadın ihaneti. Reddedilin. İnkâr edin ve edilin. İnkâr edin ve edilin. Tereddüt edin. İncindiğinizi düşünün. Rüyalarınıza apansız doluşan bedbahtlara kendinizi anlatmaya çalışırken takatsiz kaim. Yaşayın yani. Çelişkiyi. Çileyi.

Bakın o zaman nasıl da göğün kapıları açılıyor. Tanrı nasıl da sesinizi duyuyor. İlham perileri nasıl da dans ediyorlar çevrenizde.

Ve işte o zaman sanatçı yaratmaya, ele geçirilemez olanı fethetmeye başlar. Ölmemek için. Biraz olsun nefes almak için. Hakikatin kokusunu sırf sevgilinin saç diplerinden duyabilmek için.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 185 okur

  • akadlı
  • Hakan YEL
  • Davut BAYRAKLI
  • Azize Uygun
  • Muhammed Özdil
  • Yüksel Yüksel
  • Ömer
  • Pittoresque
  • Hanife Çinkaya
  • Dusunceye Dair

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%0
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%10.7
25-34 Yaş
%53.6
35-44 Yaş
%32.1
45-54 Yaş
%3.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%28.6
Erkek
%71.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.3 (15)
9
%25 (12)
8
%16.7 (8)
7
%18.8 (9)
6
%6.3 (3)
5
%2.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0