Adı:
Şiirsel Sinema
Baskı tarihi:
Mayıs 2009
Sayfa sayısı:
245
ISBN:
9786051030364
Kitabın türü:
Çeviri:
Ebru Kılıç
Yayınevi:
Agora Kitaplığı
'Bütün sanatlar entelektüeldir, ama bana göre, bütün sanatlar hepsinden de fazla sinema- her şeyden önce duygusal olmalı ve kalbe hitap etmelidir. Sinemanın kendine özgü olan yanı, zamanı mühürlemesidir; sinema, zaman heykeltıraşlığıdır. Başka hiçbir sanat bu yetiye sahip değildir; hâlâ zamanın yatağındayız çünkü. Ben de kendimin şiirsel sinema akımı içine yerleştirilebileceğime inanıyorum, çünkü anlatı bakımından katı bir gelişme çizgisi ve mantıksal bağlantılar peşinden gitmiyor, kahramanımın eylemine gerekçeler aramaktan hoşlanmıyorum. Gerçek bir sanatçı deney yapmaz, bulur. Bulamazsa, bütün çalışması mahvolur. Renkli filme karşı, siyah-beyazı sevmemin asıl sebebi budur; siyah-beyaz filmin ifade gücü son derece yüksektir ve seyircinin dikkatini dağıtmaz. Bugün ise bir sanatçı artık kaba taslaklar çizmemeli, eskiz karalamalarıyla uğraşmamalı, önemli filmler yaratmalıdır.'
Tarkovski kendi zamanında da şimdi de hiç geride kalmış bir isim değil, hep bilindi şimdi de biliniyor. Şiirsel Sinema bir röportaj derlemesi, Tarkovski ile yapılan seçilmiş söyleşileri içeriyor. Bunları okurken sinemasına dair şeyler öğrenmenin yanı sıra kişiliğine ve fikirlerine dair de epey bilgimiz oluyor. Klasik sorulardan bunaldığını, her karede mana arayanlardan hazzetmediğini (sembolizm düşmanıyım diyor), bir ibadet olarak-bir edebi yapıt olarak sinema eseri ortaya koymaya çalışsa da ucuz romantizmlere katlanamadığını anlıyoruz cevaplarından. Benim için en dikkat çekici olanı ise feminizm ve kadınlar hakkındaki kimi zaman gülderen kimi zaman kızdıran fikirleriydi, şunun gibi: "Bence parlak bir kariyeri olan kadın kadar sevimsiz bir şey olamaz." ^-^
Tarkovski sinemasını seven, sevmek/bilmek isteyen insanların keyifle ve hiç sıkılmadan okuyacağını tahmin ediyorum bu kitabı. Benim için güzel bir deneyimdi, umarım sizler için de öyle olur.
Sinemanın şairi Tarkovski... okurken ona olan hayranlığım katlanarak arttı. Tarkovski'nin filmlerini zevkle izlediyseniz bu kitabı da zevkle okuyacağınızdan, eğer izlemediyseniz çok şey kaybediyor oluşunuzdan eminim.
İlk filminizde ne anlatmak istiyordunuz?

Savaşa karşı duyduğum bütün nefreti aktarmak istiyordum. Çocukluk temasını seçtim, çünkü çocukluk savaşla en fazla çeli­şen haldir.
İvan bırakıyor, çocukluğu geçip gitsin, faşizme karşı mücadele etmek için çocukluğundan vazgeçiyor ve bir yetişkin oluyor.
Tarihten öğrendiğimiz bir şey varsa, o da bize hiçbir şey öğretmediği. Çok karamsar bir noktaya varıyoruz. İnsanoğlu hatalarını defalarca tekrarlıyor. Korkunç.
Kadınlar her şeyi yıkmaktan başka bir şey yapmazlar. Hayır, hayır, şaka yapıyorum. Onların rolünü bu biçimde anlayabiliriz, ama onları severiz, bizi büyütürler, bizi biz kılarlar. Kadınlar metanet sahibidirler, içimizdeki çocuğu ayakta tutmak isterler...
Budala'ya dayanan bir senaryo yazmaya çalışıyorum, çok zor bir iş. Dostoyevski'ye hiç de doğru olmayan birçok şey yüklenmiş. Örneğin Moskova dahil her yerde, dindar bir yazar olarak görülüyor Dostoyevski. Oysa, inanç organı körelmiş insanın dramını ifade
eden ilk yazarlardan biri olmasının dışında, o kadar da dindar olmadığı hiç düşünülmemiş. Maneviyatın kaybedilmesinin trajedisiyle uğraşıyor. Kahramanlarının hepsi de inanmak isteyen ama inanamayan insanlar...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şiirsel Sinema
Baskı tarihi:
Mayıs 2009
Sayfa sayısı:
245
ISBN:
9786051030364
Kitabın türü:
Çeviri:
Ebru Kılıç
Yayınevi:
Agora Kitaplığı
'Bütün sanatlar entelektüeldir, ama bana göre, bütün sanatlar hepsinden de fazla sinema- her şeyden önce duygusal olmalı ve kalbe hitap etmelidir. Sinemanın kendine özgü olan yanı, zamanı mühürlemesidir; sinema, zaman heykeltıraşlığıdır. Başka hiçbir sanat bu yetiye sahip değildir; hâlâ zamanın yatağındayız çünkü. Ben de kendimin şiirsel sinema akımı içine yerleştirilebileceğime inanıyorum, çünkü anlatı bakımından katı bir gelişme çizgisi ve mantıksal bağlantılar peşinden gitmiyor, kahramanımın eylemine gerekçeler aramaktan hoşlanmıyorum. Gerçek bir sanatçı deney yapmaz, bulur. Bulamazsa, bütün çalışması mahvolur. Renkli filme karşı, siyah-beyazı sevmemin asıl sebebi budur; siyah-beyaz filmin ifade gücü son derece yüksektir ve seyircinin dikkatini dağıtmaz. Bugün ise bir sanatçı artık kaba taslaklar çizmemeli, eskiz karalamalarıyla uğraşmamalı, önemli filmler yaratmalıdır.'

Kitabı okuyanlar 21 okur

  • Lililerle
  • Turkan Bakırlı
  • Mehmet Akça
  • Zeynep
  • Yasemin
  • TC Neslişah Özbay
  • Neslişah Özbay
  • Adsız Alkolik
  • Sedat Aktaş
  • Vera G.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%55.6 (5)
9
%0
8
%22.2 (2)
7
%11.1 (1)
6
%11.1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0