Visar

Visar
Selamete nail olsun gökyüzümüz Rohan/ ipten ayrılmış biri, halletmeye çalışıyoruz
Sert vurdu
İslam'ın tanrısı da, tıpkı İbranilerin öfkeli Yehova'sı gibi kıskançtır. Mümin tüm beden ve ruhuyla Allah'a yönelmek zorundadır. Bu yenilişe gölge düşürebilecek her şey, hele müminin gözünü karartıp onu doğru yoldan çıkarabilecek bir şey olan, bir kadına duyulabilecek derin aşk, tanımı gereği tanrı iradesine teslimiyet ve itaat demek olan İslamiyet için bir tehdit oluşturur. Bu iradeye başka birini ortak etmek, Allah'a şirk koşmak, günahına girmektir. Çünkü Kur'an'ın dediği gibi, tek bir yürekte iki aşka yer yoktur!
Sayfa 176·Kitabı okudu
Reklam
Erkek uyarılacaksa, yüz ve ellerden, hatta ayaklardan da tahrik olabilir! Nitekim gazetelerde İran'da kadınların toplum içinde gülmelerinin yasaklandığını okuduk. Ayrıca kadın sesi de avret sayıldığı için İslam popçuları arasında kadınların giremediğini de biliyoruz. Bu örnekler çok saçma görünse bile, aslında kadının denetlenmesini, erkeğin dizginlenmezliğine ve kadının kışkırtıcılığına, yani biyolojik determinizmine bağlayan anlayışın varacağı mantıksal sonuçlardır. "Taciz eden"nin değil de, "taciz edilen"in sınırlanması ve denetlenmesi, özne ile nesne (örneğimizde kadın ile erkek) arasındaki egemenlik ilişkisine işaret etmektedir.
Sayfa 169·Kitabı okudu
İslam'ın; şeriatın ve içtihadın oluşturduğu biçimiyle erkek arzusunun çevresinde kurulmuş ataerkil evreninde kadın, erkeği doyuma ulaştırmak için yaratılmış bir zevk nesnesidir. Bu evrende cinsel eylem, eşit iradeyle donatılmış iki kişiyi birleştiren bir eylem olarak görülmez ve yalnızca erkeğin iradesi göz önüne alınır. (Bu noktada bazı yazarlar, İslam'da erkek kadar kadının arzusunun tatminine yer verildiği itirazını getirirler; ancak böyle bir olgu söz konusu olsa bile, bu kadın ile erkek iradeleri ve konumları arasındaki bir eşitliğe yol açmaz; cinsel arzunun tatmini hakkına sahip olmak, eşit irade sahibi olmak değildir.) Kadın bazen, cansız nesnelerle bir tutulur ve bir mal olarak değerlendirilir. Örneğin daha önce de değindiğimiz ve eski ahitteki koşutuna dikkat çektiğimiz gibi 3. surenin 14. ayetinde kadınlar, altın, gümüş, at, toprak vb. gibi, erkekleri "dünya zevki"ne bağlayan "mallar" arasında sayılırlar. 2. surenin 223. ayetinde de üreme eyleminin daha önceki bölümde gördüğümüz gibi, tek yanlı bir eylem olduğu sergilenir: "Kadınlarınız sizin tarlanızdır, tarlanızı dilediğiniz gibi ekin."
Sayfa 166·Kitabı okudu
Luther'in, hamileliğin tehlikelerine dikkat çekenlere verdiği cevap, reformasyon'un bu konudaki tutumunu özetlemekte ve doğanın, kadını yalnızca bir tek amaç için yarattığını söyleyen Aristoteles'in etkisini yansıtmaktadır. 'Çocuk doğurmak yüzünden kadınlar bitap düşüyor ya da ölüyorlarsa, bunun hiçbir zararı yoktur. Bırakın ölene dek çocuk doğursunlar; bütün varlık nedenleri de zaten bundan ibarettir!
Sayfa 158·Kitabı okudu
Tanrı melekler üzerinde, melekler ölümlü erkekler üzerinde, erkekler kadınlar üzerinde, kadınlar çocuklar üzerinde, çocuklar hayvanlar üzerinde egemendir. Tommaso
Sayfa 156·Kitabı okudu
Reklam