Visar

Visar
Selamete nail olsun gökyüzümüz Rohan/ ipten ayrılmış biri, halletmeye çalışıyoruz
Politika,da Aristoteles, erkeklerin, kadınların, kölelerin ve çocukların muhakeme yetilerini değerlendirir: Yalnızca erkekler eksiksiz bir muhakeme yetisine sahiptirler, köleler statüleri yüzünden böyle bir yetiden tümüyle yoksundurlar; çocuklar mükemmel olmayan (ancak erkek çocuğun durumunda mükemmelleşebilir olan) bir muhakemeye sahipken, kadınlar duygusallıkları ve mükemmel olmayışları nedeniyle eksik ve istikrarsız bir muhakeme yetisine sahiptirler. Aristoteles'in geliştirdiği bu fikirler, Hristiyan teolojisinin kadına ilişkin dogmatik anlayışının tartışılmaz temeli olmuş ve Batı düşüncesinde etkileri bugün bile izlenebilecek biçimde yer etmiştir.
Sayfa 98·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kadınlarda yüceltilen erdemler yumuşak başlılık ve sessizlikti. Aristoteles, politika adlı yapıtında , Sokrates'in söylediğinin aksine, kadın ile erkeğin karakterinin aynı olmadığını, erkeğin cesaretinin onun hükmetmesinde, kadınınkinin ise boyun eğmesinde yansıdığını öne sürer. "Sessizlik kadının izzetidir ama aynı şey erkek için geçerli değildir." der Aristoteles. Yüzyıllar sonra İmam Gazali bu özellikleri Müslüman kadının da temel erdemleri sayacak ve Müslümanların kaçınması gereken kadın tipinin şadaka, yani "çok konuşan kadın" olduğunu söyleyerek Aristoteles'i yankılayacaktır.
Sayfa 98·Kitabı okudu
Hristiyanlığın kurumlaşmasında önemli rol oynayan Aziz paulus'un çok sonraları ayrıntılı ayrıntılı olarak temellendireceği ve bugün gerek ülkemizde gerekse Ortadoğu'nun diğer ülkelerinde yaygınlaşmakta olan ve batıda yalnızca İslam'a özgüymüş gibi görünen örtünme ve peçe olgusunun işte böylesine gerilere giden bir tarihi vardır. Örtünme ve peçe, İslamiyet'ten çok önce Yahudilerde, Yunanlılarda ve Bizans'ta yani tüm Doğu Akdeniz uygarlığında özellikle üst sınıflar arasında yaygın bir uygulamadır.
Sayfa 94·Kitabı okudu
Lerner, peçenin yalnızca yüksek sınıflara özgü bir simge olarak kalmayıp, daha önemlisi herkesin(bütün erkeklerin) kullanımına açık olan kadınlar ile yalnızca tek bir erkeğin kullanımına açık ve onun "korunması" altında olan "saygın" kadınları birbirinden ayırmaya olanak verdiğini belirtmektedir. Bu bağlamda, kadınların saygın olan ve olmayan diye bölünmesinin ataerkil sistemin yürütülmesi açısından ne kadar önemli olduğunu ortaya olduğu ortaya çıkmakta; ayrıca kadınların sınıfsal hiyerarşi içindeki yerlerinin, onları "koruyan" erkeğin konumuna ve kendi cinsel faaliyetlerine bağlı olduğu görülmektedir. Oysa erkeklerin sınıfsal hiyerarşideki konumları çalıştıkları işe ve üretimle olan ilişkilerine bağlıdır.
Sayfa 94·Kitabı okudu
ÖRTÜNME: ERKEĞİN KADIN BEDENİ ÜZERİNDEKİ DENETİMİNİN GÖSTERGESi Yörede, ataerkilliğin kurumlaşmasıyla birlikte kadınların örtünmesi uygulaması da özellikle üst sınıflar arasında yaygınlık kazandı. Hangi kadınların peçe kullanması gerektiği, hangilerinin ise buna hakkı olmadığı konusu Asur yasasında ayrıntılı olarak belirlenmişti. Kadının sözümona "saflığının" çok gerilere giden bu simgesi, kadınları cinsel aktivitelerine göre sınıflandırmaya ve erkeklere, hangi kadının bir erkeğin koruması altında, hangisinin ise "kolay av" olduğunu göstermeye yarıyordu. Buna göre , "bey"lerin karılarının ve kızlarının peçelenmesi zorunluydu; hanımlarına eşlik eden cariyeler ile sonradan evlenmiş olan tapınak "fahişeleri"de peçe takmak zorundaydılar. Buna karşılık fahişelerin ve kölelerin peçe takması yasaktı. Yasağa uymadıkları saptanırsa giysileri üzerlerinden çıkarılıp alınarak, kırbaçlanarak, kulakları kesilerek cezalandırılırlardı.
Sayfa 93·Kitabı okudu