'' Öykü. Duydun değil mi?''
Odama girmeden önce ona bakıp, ''Güle güle,'' dedim. İçeri girip üzerimdeki montu çıkardım ancak bunun kötü bir fikir olduğunu anlamam yalnızca iki saniye sürdü. Montu hemen geri giyip fermuarını boğazıma kadar kapatmıştım ki Derya'nın seslendiğini duydum. Henüz kapımı kapatmamıştım, bu yüzden aralıktan bana bakıyordu. Kapıyı itip elindeki büzüşmüş hırkayı bana doğru salladı.
''Bu ne?''
''Bu benim hırkam, Sabah kuruması için çamaşırlığın üstüne asmıştım. Donmuş. Yarın sabah seni de bu hâlde bulmak istemem.''