Betül'ün yazdığı her kitapta kendimde bir sürü duyguyla doluymuş gibi hissediyorum. Ancak Kırık Desenler, Betül'ün kaleminden okuduğum beni en çok ağlatan kitabı oldu. Duygusal bir dönemde denk geldiği için mi acaba demiştim ancak hayır. Okuyacak olan sevgili okurlar yanızdan peçeteleri eksik etmeyin.
Mercan güzel kızım. Bu kitapta hayatta her şeyin tozpembe olmadığını, güzel şeylerin zaman alacağını ancak zaman alırken de yanımızda olmaya çalışan insanlardan yardım isteyebileceğimizi ve inadımızın sadece bizi yorduğunu çok güzel gösterdin.
Ömer... Son zamanlards okuduğum ya da izlediğim erkek karakterler arasında yeni dönem tabiriyle en "Green Flag" kişi olabilirsin çocuğum. Duvarlara rağmen olan sabrın ve umudun umarım hepimize bir parça bir şeyler katar.
Kitabı kelimelerce anlatmak istiyorum ancak bu kadar uzun anlatırsam tüm her şeyi anlatabileceğimden korkuyorum.
Kırık Desenler sizi duygusallıkla sarıp sarmalayabilir ancak korkmayın. Kendinizi Mercan, İpek ve Ömer'in hikâyesine bırakın.
Keyifli okumalar dilerim.
Elena Armas
Rosie Graham, yazarlık hayali için çalıştığı içinden istifa ettikten sonra işler hiç de onun istediği gibi ilerlemez. Evinin tavanının çökmesiyle kendisini en yakın arkadaşı Lina'nın evinde bulur. Beklenmedik misafiri Lina'nın kuzeni Lucas çat kapı kuzeninin evinin kapısında bittiğinde ise Rosie'nin hayatında neler değişecektir kim bilir?
Hayatta bazen hiçbir şeyi düşünmeden aklınızı boşaltabileceğiniz bir aktivite, okurken sizi yormayacak bir kitap ararsınız ya işte Amerikan Ev Arkadaşı Deneyi benim için tam da öyle bir kitaptı. Aklımın çok dolu olduğu bir dönemde hiçbir şeyi umursamayarak kendimi sadece bu kitaba adadım. Ve şunu söyleyebilirim ki beni o düşünce kuyularımdan çıkardı.
Kitap çok çok sevdiğim herkese önerebileceğim bir kitap değil. Kitap yetişkin sahneler var ve detaylı bir anlatıma sahip. Bu yüzden böyle sahneleri okumaktan hoşlanmayan okurlar varsa bu konuda uyarıda bulunmak isterim.
Ve son olarak Lucas Martin'in sadece kitap karakteri oluşu kalbimi kıran bir detay olsa da Rosie'nin hareketlerini bu denli çözümlemesi, düşünceli ve romantik bir bey oluşu ile kalbimi çaldı efenim.
Herkese keyifli okumalar dilerim.
Betül Güçlü
#kitapyorumu #YıldızHaritası
İçinde romantik hikayeleri anlatan hikayeleri seviyorum. Betül'ün anlattığı romantik hikayeleri ise bir başka seviyorum.
Öykü, hayatında yaşadığı olaylardan sonra kimseye güvenemeyen, ilgi çekmek istemediği için de yalnız kalmayı tercih eden hayatın zorluklarıyla tek başına mücadele etmeye alışmış bir kız.
Yeni evinde karşılaşacağı arkadaşlar ve yenilikler ise hayatının dönüm noktası diyebiliriz.
Kitapta en sevdiğim kısım kartopu oynadıkları sahneydi. O bölümü o kadar çok sevdim ki hafızamdan keşke silinse ve hiç okumamış gibi tekrar tekrar okuyup o sahneye aşık olsam.
Kitabın başından beri Öykü'ye uzanıp sarılmak istedim. Gerçekten. Ancak böyle bir şeyi gerçekleştirsek bile Öykü beni bakışlarıyla öldürürdü sanırım.
Yağız'ın gerçek bir karakter olmayışını hatırladıkça kalbim kırılıyor. Keşke gerçek olsa. Kalbi o kadar güzel biri ki.
Öykü'nün hikayesini okumak, onunla birlikte yol almak, arkadaşlarıyla olan ilişkisi, yaşadıkları o güzel yolculuklar hepsi çok güzeldi. Senin için çok mutluyum güzel kızım.
Yıldızlı gecelere ve kalbimizdeki yıldızları hatırlatan kişi ve kitaplarla denk gelmemiz dileğiyle.
Son Söz Aşkın || #Bridgerton
Bridgerton Serisi, uzun zamandır arayıp bulamadığım bir seriymiş. 'Okuyamama' durumundan çekip kurtardığı için bu serinin yeri bende her zaman farklı olacak ama tabii bu her kitabı için geçerli değil.
Bridgerton ailesini okumak onların her birinin hikâyesini keşfe çıkmak çok kısa süren ama ağızda tatlı bir his bırakan şekilde ilerliyor.
Son Söz Aşkın'da Bridgerton ailesinin 2. Çocuğu Benedict'in hikayesine konuk oluyoruz.
Maskeli bir baloda gümüş elbiseli kız olarak Benedict'in hayatına adeta bir yıldırım gibi düşen Sophie'nin hikâyesi ilk bakışta kalbimde bir yerlere dokundu. Ancak ilerledikçe Sophie'nin cevapları ve hareketleri ile kalbimdeki bu his çabucak geçti.
Maskeli balodan iki yıl sonra Benedict ve Sophie'nin yollarının kesişmesi ile yarım kalan hikâyeleri devam ediyor tabii ancak Benedict, Sophie'nin maskeli baloda gümüş elbiseli kız olduğunun farkında değil. En azından başlarında. Fark ettiği bölümü ise sevdim. Bu hikâyede sevdiğim nadir yerlerdendi.
Kitapta sevgimi bolca duymayı hak eden birisi varsa o da kesinlikle Leydi Violet Bridgerton'dur. O duruşu, o güzel yürekliliği ile bu kitabı götüren karakter bana kalırsa leydimdir.
Şunu da belirtmeden edemem ki serinin ilk iki kitabına kıyasla Son Söz Aşkın çifti bende diğer iki çift kadar iz bırakamadı maalesef.
En Çok Beni Sev || #Bridgerton
Serinin ikinci kitabında Bridgertonların en büyüğü vikont Anthony'nin hikâyesine konuk oluyoruz.
Kitap tıpkı serinin ilk kitabı gibi hızlı okunabilecek bir