ahu

Düşkırıklığı Yaşamanın Tesellisi
Uzaktan kumandayı bulamadığımızda bağırmaya başlarız, çünkü biz de uzaktan kumandaların birdenbire ortadan kaybolmadığı bir dünyaya inanırız. Öfke, (sonuçları ne kadar trajik olursa olsun) içinde barındırdığı iyimserlik açısından neredeyse komik bir inançtan doğar: Yaşamla yaptığımız anlaşmada bu türden bir düşkırıklığı yaşayacağımızın yazılmadığına, böyle bir maddenin yer almadığına inanırız.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Düşkırıklığı Yaşamanın Tesellisi
Düşkırıklığı karşısında ne kadar kötü tepkiler verdiğimiz, normal diye algıladığımız şeyin ne olduğuna bağlıdır. Düşkırıklıklarımızın derecesini, çevremizdeki dünyadan neler bekleyebileceğimize ilişkin kavrayışımız, hangi beklentilerimizin normal olduğuna ilişkin deneyimlerimiz belirler. Arzuladığımız bir şeyi her elde edemediğimizde öfkemize yenik düşmeyiz; aslında, o şeyi elde etmenin en doğal hakkımız olduğunu düşündüğümüz halde onu elde edemezsek öfkeleniriz. En büyük öfkeyi de, varoluşumuzun temeli olarak algıladığımız kuralları yıkan olaylarla karşılaştığımızda duyarız.
Sayfa 104·Kitabı okudu
Düşkırıklığı Yaşamanın Tesellisi
Seneca, en başından beri felsefeyi, arzu edilen ile gerçeklik arasındaki çatışmayı ortadan kaldırma konusunda insanlara yol gösterecek bir disiplin olarak algılamıştı.
Alıntı
Kendilik bilinci
Epikuros'a göre, pek çok işkolu, gerçek gereksinimlerinin farkına varamayan insanlarda gereksiz bir satın alma arzusunun uyanması için uğraş veriyordu. Dolayısıyla bu insanlar biraz daha kendilik bilincine sahip olsa ve çok daha basit bir yaşantıyı yeğlese, tüketim düzeyi iyiden iyiye düşebilirdi.
Biz insanlar, duvarlarda güzel resimlerini gördüğümüz şeylere sahip olmak isteriz ama fazla sözü edilmeyen ya da başkaları tarafından övgü almayan şeylerle hiç ilgilenmeyiz. Lucretius da, "isteklerimizi belirleyenin kendi duyularımız değil, sağdan soldan duyduklarımız"olmasından üzüntü duyduğunu dile getirmişti.
Alıntı