"Sıkıntılarımızla çevremizdekileri acındırmak, kendimize vah zavallı dedirtmek gibi kendimi kaptırmamaya çalıştığım çocukça, yakışıksız bir duyumuz vardır. Başımıza gelenleri büyütür, şişirir, neredeyse karşımızdakini de ağlatmak isteriz. Başkalarını kendi dertleri karşısında soğukkanlı gördük mü överiz, ama soğukkanlılığı bizim dertlerimize karşı gösterdiler mi darılırız, kızarız. Dertlerimizi anlamaları yetmez, yanıp yakınmalarını isteriz. Oysaki insan sevincini büyüterek anlatmalı, üzüntülerini kısaltarak."
"Bugün sevindiğim şeye yarın üzülebilirim. İçimde durmadan değişen, bir yerlere sığmayan bir sürü duygu. Kara kara düşünceler, derken bir öfke; ağlamaklı bir haldeyken birdenbire taşkın bir sevinç."