Umarım ahlak kurallarının hızla değişeceği bir zaman gelir. O zaman böyle bir itaatkârlık, yine her günü kendimiz için değil, başkalarının düşünceleri uğruna yaşama durumu da son bulur herhalde.
Doğru umut ve doğru arzulara sahip olmadığımız için azarlanıyoruz, peki ama doğru idealin peşinden koşsak, bu insanlar bize destek olup rehberlik edecekler mi acaba?
Sevgiyi ifade etme konusunda yönümüzü kaçırdığımız için bize "bu olmaz" , "şu olmaz" demek yerine "böyle yapın" , "şöyle yapın" diye güçlü bir şekilde söylerseniz, biz de yaparız.
Kitap okuma denilen şey benden koparılıp alınırsa, hiçbir hayat deneyimi olmayan ben ağlanacak hâlde olurdum galiba. Kitapta yazılanlara işte o kadar güveniyorum. Bir kitap okuduğumda, onun için deli olur, ona güvenip empati duyar, onu özümser ve hayatımın bir parçası hâline getirir, başka bir kitap okuduğumda ise anında değişiveririm.