Evet, sana ihtiyacım var, peri masalım.
Çünkü sen, bir bulutun gölgesini, bir düşüncenin melodisini konuşabildiğim;
bugün işe giderken dışarı çıktığımda uzunca bir ayçiçeğine baktım, bütün çekirdekleriyle bana gülümsediğini gördüm diye anlatabileceğim tek insansın.
Yakında görüşürüz, benim tuhaf mutluluğum, sevecen gecem.
Atar deyip geçiyoruz ama bazen atar dediğimiz şey insanın kendini koruma biçimi. Hatta bazen hakkını aramak karakter meselesinden çok, düpedüz güvenlik meselesine bile dönüşüyor.
... "güçlü kadın" lafından da artık biraz şüpheleniyorum. Kulağa övgü gibi geliyor ama bazen asıl soruyu ortadan kaldırıyor:
Neden bu kadar güçlü olmak zorunda kaldı? Neleri tek başına taşıdı? Hangi kapılardan geçerken kendini sertleştirmek zorunda kaldı? Hangi cümleleri duymamak için yolunu değiştirdi? Hangi tehlikeyi önceden sezdi? Hangi hakkını almak için önce fazla, sonra ayıp, sonra da arsız bulunmayı göze aldı?
... kadınlardan hep tuhaf bir ayar bekleniyor. Güçlü olsunlar ama fazla belli etmesinler. Çalışsınlar ama hırsları göze batmasın. Güzel olsunlar ama bunun bir emek olduğu anlaşılmasın. Para kazansınlar ama paranın tadını çıkarınca fazla bulunmasınlar.