Yazarın okuduğum dördüncü kitabı ve artık tarzını çözdüğümü kafa yapasının ezbere bildiğim bi sokak olduğu düşünüyor laylaylom dolanıyordum o sokakta, işte şey yani iyi gözüken kötüdür kötü gözüken iyidir çok tuhaf bir olay varsa (başka bir kitabındaki kirli sepetine katlanmış halde koyulan kıyafetler gibi) o aslında o çok basit bir sebebin sonucudur vesaire. Bir de yazarımız ucuz ters köşelerini çok seviyor. Yalan yok ben de çok seviyorum, birazdan ters köşe gelecek birazdan çok şaşırıcam işte okuduğum şeylerin hiçbiri sonuyla alakalı değil bambaşka bir yola sapıcam az sonra hissi beni böyle kıyır kıyır ediyor inanılmaz hoşuma gidiyor okurken. Kendisi saolsun bu kitapta da tarzından zerre şaşmamış ama seviye atlamış resmen e tamam bitti artık dedikçe başladı. Keyiflerden keyif beğendik okurken tamam iyi hoş ama peki mantık hataları var mıydı? O kadar çoktu ki anlatamam mesela adamın interneti olmadan bilgisayarında ne çalıştığını inanılmaz merak ettim ama baydı baymadı abla görmezden geldik iyi de ettik. Sevdim ben kitabı, bayılmadım ama sevdim.