Zeynep

Dediğin gibi, istediğin gibi. Dedğim gibi, istediğim gibi. Dediğimiz gibi, istediğimiz gibi.
Sayfa 249·Kitabı okudu
Reklam
Şu üç cümleyi asla unutmayacağım: Dediğim gibi istediğim gibi. Dediğin gibi istediğin gibi. Dediğimiz gibi istediğimiz gibi. Sanırım Dibs dünya genelinde hepimizin istediği şeyi istiyordu: Değerli bir insan olduğunu hissetmek için fırsat. Onurlu bir insan olarak istenmek, saygı görmek, kabul edilmek.
Sayfa 264·Kitabı okudu
Bence psikoterapinin terapötik değeri, çocuğun kendisini yeterli ve sorumlu bir kişi olarak hissettiği bir ilişki içinde, ona iki temel gerçeğin öğretilebilmesinde saklıdır. Bu iki temel gerçek; başkalarının bir insanın iç dünyası insanın kendisi kadar bilemeyeceği ve sorumluluk duygusuyla birlikte yaşanan özgürlüğün ancak insanın kendi içinde büyüyüp gelişeceğidir. Çocuk başka kişilere, onların haklarına ve farklılıklara saygı duymayı öğrenmeden önce, ilk olarak özsaygıyı ve kendisini anladıkça gelişen haysiyet duygusunu öğrenmelidir.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Başarılı bir terapötik yaşantının değeri, bana göre, bireyin seansa getirdikleri ve götürdükleri arasında kurulan dengeye bağlıdır. Terapi eğer bireyin günlük yaşamında baskın ve kontrol edici bir hale gelirse, o zaman yapılan işin yararından şüphe duyarım.
Sayfa 68·Kitabı okudu
Bireye girişimde bulunması için fırsat verildiğinde, kendisini en güvenli hissettiği zeminde yapacağı bir eylemi gerçekleştirmeyi tercih eder.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Reklam