Annesinin sözlerini her hatırladığında, annesine karşı ne yanlışı olduğu düşüncesiyle savaş veriyordu. Ne yaparsa yapsın kalbine saplanmış dikenleri çıkaramamıştı. Yüreği aldığı hasarla sızlıyor, ağrıyordu. Annesi ne zaman aklına gelse Youngju’nun tüm benliği, bu dünya üzerinde hiç kimsenin onun tarafında olmayacağı düşüncesiyle sarmalanıyordu. O anlarda hareketsizce oturarak onu ayağa kaldıracak başka düşüncelere tutunmak dışında elinden bir şey gelmiyordu. Kolay olmasa da öyle yapması gerekiyordu.
Hepimiz uyumsuz olduğumuz için birbirimize çarpınca incinip incitiyoruz işte. Bu senin de sıradan bir insan olduğun anlamına geliyor. Hepimiz öyleyiz. Yaralayarak yaşıyoruz.