küllerinin benim küllerimin üstüne düşüşünü hissedecek miyim? Pelion'da kırmızı yanaklarımıza soğuk soğuk konan kar taneciklerini düşünüyorum. ona duyduğum hasret açlık gibi, içimi boşaltıyor. Akhilleus'un ruhu bir yerde beni bekliyor ama erişebileceğim bir yer değil orası. bizi gömün ve mezar taşlarına adımızı kazıyın. bırakın özgür olalım. küller benimkilerle karışıyor. hiçbir şey hissetmiyorum.
beni öldüremez. öldürmemeli. beni öldürürse Akhilleus onu sağ bırakmaz. oysa Hektor yaşamalı, hep yaşamalı, asla ölmemeli, yaşlanınca bile ölmemeli, kemikleri derisinin altında akarsuyun içindeki gevşek taşlar gibi kayacak kadar pörsüdüğünde bile ölmemeli.
dünyamız kandan ve kanla kazanılan şereften oluşuyordu, yalnızca korkaklar savaşmazdı. bir prensin seçim hakkı yoktu. savaşır ve kazanır veya savaşır ve ölürdün.