onu yalnızca dokunarak, yalnızca koklayarak bile tanırdım; kör olsam bile nefeslerinden, ayaklarının yere vuruşundan tanırdım. ölmüş olsam bile, dünyanın sonu gelmiş olsa bile tanırdım onu.
sevginin ne olduğunu, nasıl bir şey olduğunu sezebiliyor musun? öğrenmek için gecikmiş sayılmazsın, sana bunu öğretebilmek için hücreye tıkılmış olsam da.
sevginin amacı sevmektir; yalnızca sevmek, sonuna kadar sevmek. sen benim düşmanımdın; hiç kimsenin böyle bir düşmanı olmamıştır. ben sana hayatımı verdim, sense insanın en aşağılık, en alçak tutkularını, "nefret", "gurur" ve "hırs"ı doyurmak için benim hayatımı harcadın.