Herkes prensle prensesin türlü zorluğa göğüs gerip birbirlerine kavuşmalarıyla ilgileniyordu. Kimse masalın finalindeki o muhteşem düğün gecesinin ertesi sabahında neler yaşandığını düşünmüyordu.
Farklılıklar zaman geçtikçe ortaya çıkıyordu. Bir keşif dönemiyle değişiyordu ilişknin coğrafyası. Bütün ilişkiler romantik komedi olarak başlayıp polisiye olarak devam ediyordu. Bol ışıklı ortamda çekilmiş fotoğrafın aldatıcı renkleri solunca ancak dikkatli gözlerin görebileceği detayları yakalıyordu insan.
O kısacık sessizlikte yazdığım ilk öyküleri hatırladım. Kahramanlarım bana benzemesin diye uğraştıkça karanlık bir kuyuya düşerdim. Kuyunun dibinde kendimi bulurdum her seferinde. İçinde ben olmayan bir metin olanaksızdı. İnsanın kendi labirentinden çıkmasına yardım edecek bir harita yoktu ki dünyada.