"Kamran, ben senden nefret ettiğim için, yabancı memleketlere kaçmıştım. Şimdi, nefretim o dereceyi buldu ki, bu uzaklık kafi gelmiyor, senin yaşadığın, nefes aldığın dünyadan uzaklara kaçmak istiyorum."
"Kamran, ben senden nefret ediyorum. Öyle olmasaydı, bu haberi aldığın vakit ağlar, bayılır, matemini tutardım. Halbuki ben, ömrümde hiçbir gün, bugünkü kadar gülmedim, etrafındakileri bu kadar neşe ve şenliğe boğulmadım."
“Bu bir sene içinde, birkaç defa, kendimi zapt edemedim, ağladım. Fakat bunların hiçbirisinde bu gece göz kapaklarımın içini yakan acılık yoktu. O vakit, sadece gözlerim ağlamıştı. Bu gece gönlüm ağlıyor.”