manquer

manquer
Seni kuvvetle kendine çeken bir şeyden uzaklaşmaya çalışırsan etrafında dönmeye başlarsın.
Pencereyi açtı, mektubu yırttı ve kırpıntıları karanlığın içine doğru serpti. Yardım istemektense, orada yitip gitmeyi yeğlerdi. Yaşamın elverişsiz ve zayıf olan her şeyi yok ettiğini öğrenmemiş miydi? Yaşam ona da eşit davranır ve onu sakınmazdı.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Durdu, acısının bu çılgınca tezahüründen kendi de korkmuştu. İçinde biriken acının şiddetini ve çağıldayarak gürül gürül akmak istediğini, kaleminin onun heyecanlı duygularını taşıdığı o anda fark etti.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Alıntı
Gitmeliyim, gitmeliyim buradan. Bir kez gözden çıkardığıma göre artık bu yoldan dönüş olmadığını hissediyorum. Eve döndüğümde nicelerinin sırıtacağını, güleceğini biliyorum, başarısız, yaşamın reddettiği biri olacağım; annemle babamın güzelim umutlarını yıkacağımı biliyorum; bu zayıflığın çocuksu ve korkakça olduğunu biliyorum, ama engelleyemiyorum, tek hissedebildiğim burada artık yaşayamayacak olmam. Son zamanlarda burada nelere katlandığımı kimse öğrenemeyecek, kimse beni benden daha fazla hor göremez. Kendimi perişan hissediyorum, hasta gibiyim, sakat gibiyim, çünkü herkesten çok farklıyım, gitgide daha kötü, daha değersiz, daha gereksiz olduğumu gözyaşları içinde hissediyorum, ben..."
Sayfa 46·Kitabı okudu
Alıntı
Bataklığa gömülür gibi batıyorum.
Sayfa 45·Kitabı okudu
Alıntı
Bastığım her taştan nefret ediyorum, odamdan, karşılaştığım insanlardan nefret ediyorum, şiddetli soğuğun nemiyle yüklü kirli havayı solurken işkence çekiyorum. Buradaki her şeyden boğuluyorum, tükeniyorum. Bataklığa gömülür gibi batıyorum. Belki çok gencim, çok güçsüz olduğum kesin zaten. Yumruklarım yok, iradem yok, işleri başlarından aşkın insanların arasında bir çocuk gibi duruyorum.
Sayfa 45·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam