İrem n

Başka bir ifadeyle, değer şöhret ve servetle ölçülüyor. Kültürümüz sessiz, sıradan, çalışkan kadın ve erkekleri reddetmekte hızlıdır. Birçok durumda sıradan olanı sıkıcıyla eşit görürüz veya daha da tehlikelisi, sıradan anlamını sıkıcıyla eşanlamlı hale getirmişizdir. Sanırım sıradan olmanın değeri hakkında en çok şeyi, bir çocuğun kaybı, şiddet, soykırım ve travma gibi büyük kayıplar yaşamış kadın ve erkeklerle yaptığım görüşmelerden öğrendim. En kutsal saydıkları anlar, sıradan, olağan anlardı. En değerli anılarının, sıradan anların toplamından oluştuğu açıktı ve onların, diğerleri için önemli olan bu anları ve verdiği keyfi fark edecek kadar uzun süre durabilmeleri büyük bir minnettarlık yaratıyordu. Yazar ve ruhani lider Marianne Williamson, "Keyif, kendimize iyi şeylerin gerçekte nasıl olduğunu fark etme imkânı verdiğimizde başımıza gelen şeydir." diye güzelce yazmıştır.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kabul veya onaylanma hedefim olduğunda ve işe yaramadığında, bu bende utancı tetikleyebilir."Yeterince iyi degilim." Hedef sahicilikse ve benden hoşlanmazlarsa, benim için sorun yok. Hedef beğenilmekse ve beni beğenmezlerse, sorunum var. Sahiciliği önceliğim haline getirerek başlangıç yaparım.
Sahiciliği seçebileceğimiz fikri çoğumuzun hem umutlu hem de bitkin hissetmesine yol açar. Umutlu hissederiz, çünkü gerçek olmak değer verdiğimiz bir şeydir. Çoğumuz samimi, aklı başıda, dürüst insanlara ilgi duyarız ve kendi yaşamlarımızda böyle olmaya hevesleniriz. Bitkin hissederiz, çünkü üzerinde çok fazla düşünmeden, çoğumuz, kaç kilo olmamız gerektiğinden evlerimizin nasıl görünmesi gerektiğine kadar her şeyi belirleyen bir kültürde sahiciliği seçmenin büyük bir girişim olduğunu biliriz.
Sayfa 80·Kitabı okudu
Alıntı
"Bir düşün, başkalarına tavsiye verdiğimizde ne olur? Sorunları bizim için kristal kadar net, çözümler barizdir. Kendi engellerimizle başa çıkarken mevcut olan ama başkalarının sorunlarını duyduğumuzda eksik olan bir şey vardır: O yük. Başkalarıyla objektif olabiliriz. Durumu olduğu gibi kabul ederiz ve hemen arkadaşımıza yardım etmeye başlarız. Bencillik ve aptallıkla—acıyı, zulme uğradığımız hissini ve şikayetleri sadece kendi hayatımıza ayırırız. Kendi durumunu al ve bunun sana olmadığını hayal et. Önemli olmadığını, önemsiz olduğunu düşün. Ne kadar daha kolay olurdu ne yapman gerektiğini bilmek? Durumu daha hızlı ve soğukkanlı bir şekilde değerlendirebilir miydin? Onu görmezden gelebilir, sakinlikle karşılayabilirdin
Kitap Alıntısı
Bir izlenimin gücü seni ilk vurduğunda, onun seni yere sermesine izin verme; ona sadece şöyle de: "Bir dakika bekle; senin ne olduğunu ve neyi temsil ettiğini bir göreyim. Seni bir teste tabi tutayım." — Epiktetos