Puan vermedi·352 syf.··
2026 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 09:44
Je t'aimais, je t'aime, je t'aimerai. Seni sevdim, seviyorum ve seveceğim. Anne ve babasını bir yangında kaybeden Bonlivre'in kalmaya başladığı yurtta birkaç gün sonra müdür değişir. Müdürün değişmesiyle beraber tüm çocukların hayatı çekilmez bir hal almaya başlar. Herkesin kişisel eşyasına el konulur, yemekleri kısılır, soğukta uyurlar. Bonlivre, yazar olan anne ve babasının ona bıraktığı defteri itinayla yeni müdür Xavier'den saklarken müdür sonunda deftere de el koyar. Tüm çocukların mutsuzluğu yurtta yerleşik bir hayat yaşamaya başlamak üzereyken Bonlivre, akşamları hikayeler anlatmaya başlar. Ve bu umudun yeşermesi demektir. Elbet yasaktır. 🪾 Bu esnada şehirde yazarlar kaybolmaktadır. Kahramanımız ailesinin ölümüyle bu kayıplar arasında bağ olduğunu düşünür ve sonra olaylar gelişir. Yazar macera dolu bu kitabı anlatırken sakinliğini korumuş. Kitabı bitirirken bunu düşündüm. "Ne kadar sakin, koşturmacadan uzak, güzelce yerleştirmiş olayları," dedim kendime. Bu kısmı ayrıca sevdim. Dostluk, yuvaya dönme, pes etmemek, her şeye rağmen cesur olmak, dayanışma temaları kitabın tamamına işlemiş. Çevirisi sayesinde de bir çırpıda okunuyor kitap. Çevirmenin dile hakimiyeti sayesinde kitaptan hiç kopmuyorsunuz. Bu iyi çevirinin sahibi de @asli.konac
Bastien Bonlivre'in Şaşırtıcı HikâyesiClare Povey · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254 okunma
Funda'dan...
Puan vermedi·160 syf.··
2026 17. kitabı
​Çocuk Kalbimin İlk Muhalefet Şerhi: Ekmekçi Kadın ​Ortaokul yıllarımdı... Hayatın girintili çıkıntılı yollarını, dünyanın o kadar da toz pembe olmadığını henüz tam manasıyla bilmediğim, masum bir çocukluk çağı. İşte o günlerde tanışmıştım Jeanne Fortier ile. Uğradığı o feci iftira, masumiyetinin üzerine vurulan o haksız leke ve adaletin gecikmişliği, çocuk kalbimde derin bir yara açmış, gözlerimi doldurmuştu. Bir insanın suçsuzluğunu haykırmasının ama sesini duyuramamasının ne demek olduğunu ilk o sayfalarda hissetmiş, haksızlığa karşı ilk büyük öfkemi o zaman kuşanmıştım. ​Yıllar geçti... Zaman beni büyüttü, şekillendirdi ve kaderin çok güzel bir tecellisi olarak beni bugün adaletin tam koynuna, bir adliye sarayına fırlattı. Gün boyu tutanaklara adaletin, suçun, beraatın ve hak arayışının kelimelerini geçiriyorum; ekmeğimi adaletin o zorlu çarklarının arasından kazanıyorum. ​Geriye dönüp baktığımda anlıyorum ki, ruhumuz daha o yıllarda kendi patikasını çiziyormuş. Ortaokulda Jeanne’ın adalet mücadelesine ağlayan o küçük kız, bugün adliyede adaletin yazıcısı olmuş. Meğer o dönem ruhuma dokunan, beni böylesine sarsan kitaplar, bugünkü hayatımın ve mesleğimin ilk tohumlarıymış. ​Ekmekçi Kadın, sadece dramatik bir anne hikayesi değil; bir çocuğun vicdan duvarına adalet duygusunun ilk harcını atan, haksızlığa karşı durmayı fısıldayan edebi bir eşiktir. ​Buradan 1000Kitap’taki kıymetli okurlara, özellikle de çevresinde, ailesinde ortaokul çağında (10-14 yaş) genci, çocuğu olan herkese seslenmek istiyorum: ​Çocuklarınıza bu kitabın yaş grubuna uygun (sadeleştirilmiş) versiyonlarını mutlaka okutun. Onların temiz zihinleri adaleti, merhameti, sadakati ve haksızlık karşısında eğilmemeyi bu yaşlarda, bu naif ama güçlü hikayelerle öğrensinler. Bırakın o yaşlarda kalpleri bu
Ekmekçi KadınXavier de Montepin · Sentez Yayınları · 2001384 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·152 syf.··
2026 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 00:45
Öneri ile okudum ve beklentim yüksekti.Gerçek mi kurgu mu , iki ayrı evren mi anlayamadığım bir hikaye.İlk kısımda çocuğu olmayan bir kadın genç Xavier ile tanışıyor ve acaba annem olabilir misiniz diye soruyor genç adam.Kadın bir yanlış anlama olabileceğini hiç çocuğu olmadığından bahsediyor.İkinci kısımda paralel evrene geçiyor olabiliriz çünkü xavier onların çocuğu ve o artık bir anne rolünde.Bu rol üzerine çokta oturmuyor.Çatışmalarla dolu ama bir yandan eşi Tomas’ın baba olduğunda nasıl biri olacağını bize çok iyi anlatıyor.Rollerimiz bizi değiştiriyor mu? Aynı ben bugün anne olmasam farklı biri olur muydum sorularını sordum kendime.Bilemiyorum kitapla ilgili ne düşüneceğimi gerçekten bilmiyorum
SeçmelerKatie Kitamura · İthaki Yayınları · 2026521 okunma
5/10
·152 syf.··
2026 10. kitabı
Seçmeler benim için beklentimi karşılamayan bir kitap oldu. Yazarın vermek istediği mesajın kimlik ve roller üzerine olduğunu anlıyorum ama hikâye boyunca neyin anlatılmaya çalışıldığı bana çok net geçmedi. Özellikle ikinci bölümden sonra olaylar iyice belirsizleşti ve kitabın sonuna geldiğimde hâlâ "Asıl olan neydi?" diye düşünüyordum. Belirsiz sonları seven okurlar için ilgi çekici olabilir ancak ben kitap bittiğinde birçok sorunun cevapsız kaldığını hissettim. Xavier gerçekten kimdi, yaşananlar ne kadar gerçekti ve finalde tam olarak ne anlatılmak istendi, bunları anlamakta zorlandım. Dili akıcı olsa da hikâyeyle güçlü bir bağ kuramadım.
SeçmelerKatie Kitamura · İthaki Yayınları · 2026521 okunma
7/10
·264 syf.··
2026 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 16:13
Fransız yazardan yüksek kültürlü bir macera romanı. Amerika’da zengin bir işadamı, bir gizemi çözmek için ünlü sihirbaz Harry Houdini ve psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’u kiralar. Yardımcı rollerde Jung ve Tesla var. Gerçek ve kurmaca iç içe. Gerçek tarihi kişilikler romanda rol alıyorlar ; zamanın siyasetçileri, ünlü gangsterler, sihirbazlar, HP Lovecraft, Sandor Ferenchi ...vs. Eski New York’un karanlık ve gösterişli yüzünü görüyorsunuz. Roman gerçek tarihi olaylarla ilerliyor; ilk gökdelenler, Manhattan kültürü, gangster mahalleleri, seri katiller. Kitabın tanıtım yazısında Freud’dan bahsetse de Houdini daha ön planda. Hatta Houdini’nin kısa bir biyografisi bile diyebiliriz. Geri dönüşlerle ve rüyalarla Houdini geçmişini hatırlıyor, koşuşturmacanın arasında da Freud onu analiz ediyor. İki tarihsel figürün macerası gibi görünse de iki farklı gerçeği arama biçimi çatıştırılıyor. Freud : "İçeri girme". Bilinç altına inmek, derinleşmek, bastırılmış anıları ortaya çıkarmak. Houdini : "Dışarı çıkma". Zincirleri kırmak, kilitlerden kaçmak, kurtuluş. Klasik polisiye değil, duygusal yoğunluğu düşük, çabuk okunuyor ve entellektüel mizah içeriyor. İyi okumalar.
Sahte Yüzler TopluluğuXavier Maumejean · Alakarga Sanat Yayınları · 202019 okunma
Puan vermedi·272 syf.·
2026 353. kitabı
Yaşamı, düşgücünün ürettiği ya da öyküleyip kaleme aldığı ve yayımladığı şeyler sayesinde zenginleşen ya da o yüzden lanetlenen ya da sadece değişen yazarların ben ne ilkiyim ne de sonuncusu olacağım.” Javier Marias Zamanın Karanlık Yüzü ”nde, belki de istemdışı bir geçmişe gitme arzusunun etkisiyle adını –Xavier– tersten, sağdan sola yazan solak bir çocuğu; kaybetmiş bir ağabeyi; Birinci Dünya Savaşı’ndan sağ çıkıp México’da serseri kurşuna hedef olmuş bir yazarı; yaşamın bitisinde hep teğet geçtiği, tek gözü kör bir savaş pilotunu ve nicelerini, “Henüz geçmemiş, yitip gitmemiş ve belki de o nedenle henüz zaman bile sayılmayan zamanın” karanlık yüzüne aktarılmış halde buluyoruz. Belki de orası, yaşayanlar ile yadamayanlar birlikte var olabildikleri tek yerdir. İnanç sahibi olmak ferahlatıcıdır herhalde, tanrısal ya da mistik bir umuttan ötürü değil, sevdiklerine yeniden kavuşma olanağından ötürü.” s:138 Marías, edebi ustalığını kullanarak anlatı ile gerçek yaşam arasındaki sınırları bulanıklaştırır ve okuru felsefi bir sakinliğe davet eder. Zamanın Karanlık Yüzü
Roman-Edebiyat
Zamanın Karanlık YüzüJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 202151 okunma