Ahlaksızlık ve batıl inançlar bulaşıcı hastalık gibidir. Bütün bir toplumu etkileyebilecek üzücü olaylardan, kanunun menettiği cinayetlerden tamamen kurtulabilmenin tek çaresi, insani ve ahlaki güzellikleri vicdanlara yerleştirmektir.
Zavallı hafıza! Günden güne yok olduğunu hissettiğimiz vücut denilen şu zavallı toprak yığıntısının üzerinde sürekli var olabilmek için uğraşır durur. Hüzünlü bir bakışı, bir sözü, bir tebessümü yıllarca saklar. Etrafından baş döndürücü bir hızla geçen bütün hatıraları kontrol altına almaya çalışır.Bu zavallı mücadelenin sonunda bütün gücünü, kuvvetini kaybedince bize ümit veren gelecek de o anda biter. Hayatımızın en samimi dostu olan geçmiş unutulmuşluğun engin denizlerde yok olup gitmiştir. İşte o zaman korkunç şekilde yaralanmış bir asker gibi bizi mezarın kapısında bırakarak hizmetini terk eder.
Zavallı çocuklar! Sizin o minicik elleriniz, Asya vahşetinin kullandığı ve son birkaç asırdan beri bütün insanlığı çeşitli eziyetler altında zorbaca ezen kölelik zincirini kırmak için değil, belki kendiniz gibi küçücük kuşları, güzel çiçekleri okşamak içindir.