Cinayet romanlarının iç karartıcı havasına rağmen onun sık sık kullandığı tabirle yoğun iş hayatından bunalan ruhumu arındıran Grange ve Afrika dolu romanı Lontano.
Bir okur olarak bir eserin eleştirisini yapma hakkını en önce kendimde bulsam da bu adamın kalemini, zekasını ve hayal gücünü eleştirme haddini bir türlü kendimde bulamıyorum. Grange kitapları benim için okuduğum daha edebi kitaplardan sonra bir terapi. Grange benim zihnimi açan kurtarıcım ve terapistim.
Yakın zamanda okuduğum Shantaram’da nasıl Hindistan’a gittiysem Grange’ın her kitabında Fransa ve Paris’i sonuna kadar hayal edebiliyorum. 4-5 günlüğüne gittiğim ve imkanlardan dolayı bir daha gidemeyeceğimi düşündüğüm Paris’i kan kokusuyla da olsa özlettiren Grange’ın her kitabına olduğu gibi bu kitabına da hayran kaldım. Paris’i özlettirdiği için de kızdım.
Seri katillerine mahsus inanılmaz ritüellerinde bu kez de Afrika’yı buluşturmuş ve Afrika konusunda beni meraklandırmış bir kitap. Hemen Kongo’ya Ağıt’a başlayarak merakımı gidermek istiyorum. Bakalım karşıma neler çıkacak?
Grange kitaplarında sadece daha fazla gerilim bekliyorum. Bu kitabın birkaç yerinde doruğa ulaşmış bu gerilimi Siyah Kan’da ve Kızıl Nehirler’de sanki daha çok hissetmiştim. Aradığım şeyi belki Kongo’da bulabilirim. Haydi devam edelim Morvan’ların hikayesine.