nuray

nuray
@xenitis7
ait hissetmediğin yerde kalmanın, feci dayanılmazlığı.
Keşke yine genç, cahil, özgür, pervasız olsam da dünyaya merakla adım atsam, aç kalıp yol kenarında kiraz atıştırsam, dört yol ağzında “sağa mı sola mı” diye karar vermek için ceketin düğmelerini saysam! Keşke yine mis kokulu, ılık, kısa yaz gecelerini yol üstündeki samanlarda uyurken kaçırsam, keşke yine gezgin olsam da ormanın kuşları, kertenkeleleri ve böcekleriyle masum bir uyum içinde yaşasam! Tüm bunlar koca bir yaza ve bir çift çizme eskitmeye değerdi doğrusu! Ama imkansız artık.
Sayfa 55·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gezginde tüm hazların en hası, en incesi vardır, zira sevinci tadarken geçici olduğunu da bilir. Her çeşmeden içmemesi umrunda değildir onun, bolluğa alışkındır zaten; kaybettiklerinin peşinden uzun uzun bakmaz, sevdiği her yere kök salmayı da arzulamaz.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Her gün yanımızdan geçip gidiyor dünyanın bereketi; her gün açıyor çiçekler, parlıyor ışık, gülüyor sevinç. Bazen minnettarlıkla doyasıya içiyoruz bu bereketi, bazen de bıkıp hırçınlaşıyor, adını bile anmak istemiyoruz, oysa etrafımızda her daim bir dolu güzellik var. Zaten sevincin en güzel tarafı, tesadüfi ve bedava olmasıdır; özgürdür sevinç ve Tanrı’nın armağanıdır herkese, ıhlamur çiçeğinin esip gelen kokusu gibi.
Sayfa 53·Kitabı okudu
Tüm güzelliklerden bir torba dolusu olsun saklanabilse ve zor zamanlar için bir kenara koyulabilse keşke!
Sayfa 53·Kitabı okudu