Ruhumu zıt terimlerle tanımlayabilseydim, çok belirgin bir tanım olurdu bu: Kırılgan uyumsuz ve saçma; bile bile istemeyen ve yine bile bile istemeyi arzulayamayan; yalnızca imkânsız olmakla kalmayan aynı zamanda çelişik de olan binlerce arzuyla yanıp tutuşan ve bu arzular ortaya çıkar çıkmaz, bunların çelişik ve imkansız olduğunu bilen; kendini iyice soyutlayana dek hiç durmadan analiz eden ve kendini analiz ettiğini bilmekten doğan analizin kurgularıyla üzerini örttüğü inceliğin inceliklerini kendi içinde bulan; belirsiz biçimde düşündüğü şeyi belirgin biçimde düşünen; her şeyi görsel olarak hissedip, işitme organının cazibesiyle kaybeden; büyük ıstıraplarında muğlak ama bu ıstırapların analizinde berrak; hissetme tarzına yönelik ufak tefek hareketler karşısında şaşkın; hiçbir şey hissetmemek dışında, her şeyden korkan; başka birinin üzerine düşen bir güneş ışığından, yalnızca o kişiyi görebildiği için mutlu olan; nasıl göründüğünü bilmekten mutsuz, sıkıntıdan aylak, hata işlemekten bitkin, rıza göstermekten sıradanlaşmış.