ateş

ateş
@xenitis_
çiçek solarken kendi sapına eğilir, bilirsin yalnızlık budur
Ruhumu zıt terimlerle tanımlayabilseydim, çok belirgin bir tanım olurdu bu: Kırılgan uyumsuz ve saçma; bile bile istemeyen ve yine bile bile istemeyi arzulayamayan; yalnızca imkânsız olmakla kalmayan aynı zamanda çelişik de olan binlerce arzuyla yanıp tutuşan ve bu arzular ortaya çıkar çıkmaz, bunların çelişik ve imkansız olduğunu bilen; kendini iyice soyutlayana dek hiç durmadan analiz eden ve kendini analiz ettiğini bilmekten doğan analizin kurgularıyla üzerini örttüğü inceliğin inceliklerini kendi içinde bulan; belirsiz biçimde düşündüğü şeyi belirgin biçimde düşünen; her şeyi görsel olarak hissedip, işitme organının cazibesiyle kaybeden; büyük ıstıraplarında muğlak ama bu ıstırapların analizinde berrak; hissetme tarzına yönelik ufak tefek hareketler karşısında şaşkın; hiçbir şey hissetmemek dışında, her şeyden korkan; başka birinin üzerine düşen bir güneş ışığından, yalnızca o kişiyi görebildiği için mutlu olan; nasıl göründüğünü bilmekten mutsuz, sıkıntıdan aylak, hata işlemekten bitkin, rıza göstermekten sıradanlaşmış.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Huzur! Kim huzur verecek bize? Uykusuz arzularımızı kim uykuya yatıracak? İşe yaramaz, soğuk ihtiraslarımızı kim ısıtacak? İçimde yaşayan sıkıntı bana hep ölü odalara layıkmış gibi geldi. Ama ne ona yakışan yuvayı verebildim, ne de hoşuna gidebilecek atmosferi... Ne zavallı bir hayat benimki; çok şey hissedip, yeterince yaşamıyor!
Tamamen yalnızım, iyice terk edilmişim. Bütün bağlar birbiri ardına kopuyor... yakında kendimi mutlak anlamda yalnız bulacağım. İşin kötüsü, dünyadaki metafizik varlığımı asla unutamıyorum. Her hareketimi felç eden, sadeliğin, dolaysız heyecanın kanını bütün cümlelerimden çekip alan transandantal utangaçlık buradan kaynaklanıyor. Dünyayla aramda nesneleri gerçekte oldukları gibi -başkaları oldukları haliyle- görmemi engelleyen bir sis perdesi var.
Kardeşliğin ve sevginin mutlak yokluğuyla çevrili etrafım. Bana bağlı olanlar bile gerçekten bağlı değil; dostum olmayan dostlarla, beni tanımayan tanıdıklarla çevriliyim. Ruhum üşüyor; nasıl iyice örtünürüm bilmiyorum. Ruh üşümesine ne cüppe var ne palto. Ruhunun üşüdüğünü hisseden insan artık bir daha bunu unutamaz.
İnsanın ilmi büyüktür; ama cahilliği sınırsızdır. Hiç bilmediği gökleri dikkatle inceler; bilmediği şeyleri derinleştirir, kelimelerin bile ne olduğunu bilmeden konuşur; böylece yaşar ve ne hayatın ne de ölümün ne olduğunu bilmeden ölür. Yürekler acısı.