Sana yeni bir dünya açacağımı sanmıştın... Seni sükûtu hayale uğrattım. Ben sana rehber değil,ancak yoldaş olabilirdim,fakat yolu ikimiz de bilmiyorduk ve birbirimize yük olmaktan, birbirimizi şaşırtmaktan başka bir şey elimizden gelmiyordu.
Hepsi çocukluklarından beri mahrum oldukları kuvvete hasret çekerek ve kendilerini yiyerek bu hale gelmişler. Hakikaten kuvvet sahibi olanlara haset ve imkansızlıkla baka baka nihayet kuvveti en büyük,en tapılmaya layık mevcudiyet olarak kabul etmişler..
İnsanların en zayıf tarafları,sormadan, araştırmadan, düşünmeden,kafalarını patlatmadan inanmak konusundaki hayret verici temayulleridir. Dünyadaki yalancı peygamberleri yetiştirmek ve beslemek için en iyi gübre,işte bu bilmeden inanmak için çırpınan kalabalıktır.
Sana teşekkür borçluyum evlat.. Bana dünyanın hakikaten suratına tükürülmeye bile değmez olduğunu ve bu dünyada suratına tükürülmeyecek bir insan bile bulunmadığını sağlam bir şekilde ispat ettin.