Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayatımıza birini aldığımızda ona öyle bir bağlanıyor, onu öyle bir seviyoruz ki. Böyle hiçbir zaman gitmeyecekmiş gibi alışıyor, öyle seviyoruz. Hatta çoğu zaman “Bundan sonra o olmadan nasıl yaşarım?” diyecek kadar sevebiliyoruz. Ama bir gün geliyor ve o gidiyor. Sonra biz de öylece ortada kalıyoruz. Kimseyi gitmeyecekmiş gibi sevmeyin. Aksine bir gün gidecekmiş gibi sevin. Gidecekmiş gibi sevin ki, gittiğinde daha fazla acı çekmeyin.
Hayatımda olmayıp sanki hayatımdaymışsın gibi davranmamı isteme benden. Ya siyah ol ya da beyaz. Gri olmaya çalışma. Rengin belli olsun. Seviyorsan hissettir ve yaşat. Bana açık bir kapı bırakıp, beni gereksiz yere umutlandırıp, başkalarıyla gününü gün etme. Sevmiyorsan adımı diline dahi değdirme. Değdirme ki kulaklarım dahi çınlamasın. Ben de hayatıma bakayım. Sensiz olacak olsa da sonuçta benim de bir hayatım var. Bir düzenim var. Bozmaya çalışma. Eminim ki sizin de vardır hayatınızın bir köşesinde ya da geçmişinizde bu tip insanlar. Sizi sevmezler ama kendilerini sevmenizi isterler. Hayatınızda bir an olsun olmayıp, hayatınızda yer alıyormuş gibi davranmanızı beklerler. Aynı zamanda da başkalarıyla günlerini gün ederler. Ummadığınız anda kendilerini öylesine bir gösterip sonra yine ortadan kaybolup sizi boş yere umutlandırırlar. İhtiyacınız olduğunu bile bile yanınızda olmazlar. Söz konusu başkaları olduğunda hemen yanlarına ışınlanırlar. Ama iş bizde bitiyor arkadaşlar.