Hakan

Hakan
@xmoral
liberté et rationalité
Gerçekten, bunun, ikisi ortası olmaz. Türk milleti, ya bu çemberi yarıp geçecektir, yahut da burada ölmeğe razı olacaktır. Ölmeğe razı olmak... Şimdiye kadar hangi milletten bu kadar ağır bir şey istenilmiştir?
Sayfa 66
Reklam
Şimdi ise bir cehennem çemberi onu, her tarafından kuşatmıştır. Bütün bereketli toprakları çepeçevre elinden alınmıştır. İstiklal Mücadelesi'nin "ya ölürüz, ya kurtuluruz", parolası işte, bundan ileri geliyor.
Sayfa 66
Ekinler sararmağa başladı. Zavallı ekinler... En yükseği iki yaşında bir çocuk boyunu geçmiyor. Orta Anadolu'nun topraklarındaki ıstırap sanki bunlarda en açık ifadesini bulmuş gibidir. Akşam üstleri bütün başaklsr yetim boyunlarını büküyorlar ve hazin köklerine bakıyorlar.
Sayfa 65
Bizim köyde, bir Süleyman vardır. Mehmet Ali'den biraz sonra, o da civar köylerin birinden bir kız almıştı. İşte, bu kız temiz çıkmamış, Süleyman, "Sana kim dokundu?" diye sormuş. Kız, "Ağam demiş, küçükten tarlada oynaşıyorduk. Beni omuzlarımdan yakaladı. Altına aldı. Sıktı, sıktı. İşte ne olduysa, o zaman oldu." Süleyman, "Kaza, desene," demiş. Susmuş. Fakat, köylüler susar mı? Kızcağızı, bir taşa tutmadıkları kaldı.
Sayfa 50
Ona göre, Kemal Paşa'nın açtığı yol, çıkmaz bir yolmuş. Hem de çok tehlikeli imiş. Çıkmaz bir yolmuş, çünkü padişah kendisiyle beraber değilmiş. Padişah, düşmanla çoktan banş yapmış. Sonra, "Avrupa" diye bir kraliçe varmış. O işe karışmış. "Ben sizin müşkülünüzü hallederim." demiş. Tehlikeli bir yolmuş. Çünkü... düşman yalnız İzmir'de çoğunup otururken. Kemal Paşa'nın ettiklerine kızıp daha ileriye varmış. Bursa'ya kadar gelmiş. Nihayet geçen gün, İnōnü'ye dayanmış. Öfkeden tirtir titreyerek: - Oradan püskürttük, hem de döğe döğe... diyorum. Muhtar, sinsi bir tebessümle, kırçıl sakalı arasından gülümsüyor. Onu omuzlarından tutup sarsmak ve: - Ne gülüyorsun? diye bağırmak istiyorum.
Sayfa 41
Reklam