“Bu sihir mi, mucizevi bir kuvvet mi? Son yıllarda geçirdiklerimi unutturabilse de dinç bir kafayla, yeni bir kuvvetle her şeye yeniden başlasam…” Evet, o sıralar böyle hayaller kuruyor, dirilmenin umudunu besliyordum. Bazen de kendi kendime: “Hiç olmazsa büsbütün aklımı oynatsam da tımarhaneye girsem. Belki tedaviden sonra beynim yeniden doğru dürüst çalışmaya başlar.” diyordum. Yaşama arzusu, hayata inancım vardı; fakat bunu da unutmadım. Hemen arkasından: “Peki tımarhaneden sonra ne yapardım? Yeniden romanlar mı yazacaktım?”