zeynep

Then what about me? I'm nobody. My room's so small, it feels like a coffin. And I feel like I'm going to be buried underground, while being trapped in this small space. Maybe I'm already buried underground and sand will pour in when I open the door. I'm not afraid of that. Sometimes I actually want that to happen. I hope all of this ends with me being trapped in a coffin. Because that's easy. Death is the simplest ending one can choose in life. 페이백 1 [Payback 1]
Reklam
Her şey anlamını yitirdi zamanla. Artık ne bir ev, ne bir iş, ne bir araba ister haldeyim. Tek istediğim anlaşılmak, tek istediğim yalnızlık.
Hayat ve İnsan
Bu insanlar nereye gidiyor? Nedir bunca hırs, bunca öfke? Her şeyi tabutları ile gömecekçesine nedendir biriktiriyorlar? Bunca gönül neden kırılıyor? Bunca iftira niçin acımasızca savruluyor? Ölüm yok mu? Bunca zaman iğrenç yollarla biriktirdikleri bu mallar ebedi olarak ellerinden kayıp gitmeyecekler mi? Bunca kırılan kalp, dökülen gözyaşı birgün hesabını sormayacak mı? Nedir bu cesaret? Nedir bu vicdansızlık? Bu insanlar gerçekten bir yere gidiyor mu?
İnsan
İşte onlar hepsi oraya buraya atılıyor, koşuşup duruyorlar, halbuki, kim bilir, belki bütün bunlar uyuyan birisinin rüyasıdır, burada da belki gerçekçi bir tek insan , bir tek gerçek hareket yoktur? Bütün bunları rüyasında gören o bilinmeyen kimse birdenbire uyanır, her şey de birdenbire kaybolur gider.
Sayfa 144·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Umutsuzlar Bulvarı
ayağını sürte sürte geçerler, kamburu çıkmış çehreler. yetmemiş onlara kefenler, gözyaşları ile örtünürler. bir yarın yok kalkacak, onlara hesap soracak. olsa bile bir yarın, onu kimse anlamayacak. yürüyor yine orada, umutsuzlar bulvarı'nda. her adım attığında, batıyor acının karanlığına.
Şiir