Ey masalcı adam, iftira ettin sen
Bu harikalar harikası böceğe.
Onu suçladın tembellikle,
En çalışkan onu görüyorum ben.
Hiçbir karşılık beklemeden
Yazı, ağustosu, çamı, çınarı
Tanıtıyor bize; yazı, ağustosu, çamı ve çınarı.
Ağacın dalında güneşe doğru yaklaşarak,
Suyun — bir damla suyun — değerini altın ediyor.
“Çiğ damlası bir zümrüttür,” diyor.
Susadıkça eşsiz sesiyle şarkılar söylüyor,
İlahiler okuyor, güneşe gönderiyor.
“Sen bunları levha levha kızart,” diyor,
“Bir daha yanmayacak şekilde kızart,” diyor.
“Kıyamete kadar kalsın, insanlığa uzat,” diyor.
Güneşi, yakıcı güneş bilen,
Gölgeyi reddeden,
Gölgede saklanma kurnazlığını reddeden,
Aç kalma pahasına olsa da öten,
Susamanın armonilerini en iyi bilen,
Matemden, alevden bir gömlek giyen,
Yapraktan bir saray ören,