Bugün hayatımın en saf, en gurur dolu ve en özel anlarından
birini yaşadım. Yeğenimin karne heyecanına ortak olmak için okulundaydım. Sınıfına girdiğimiz andan itibaren elimi bir an bile bırakmayışı zaten kalbimi eritmişken, o minik dünyasından sızan nezaket beni bambaşka bir yere götürdü. Sınıfta toplanmış olan minik sandalyelerin arasından kendi sandalyesini taşıyıp bana getirdi. Sırf ben oturabileyim, ayakta kalmayayım diye. Sektör fark etmeksizin, yaşın veya unvanın hiçbir önemi olmadığını; nezaketin, düşünceliliğin ve o asil ruhun tamamen içten gelen bir cevher olduğunu o küçücük kalbiyle bana bir kez daha kanıtladı. ✨️
Dün kendime bıraktığım o küçük doğum günü notundan sonra, bugün sayfalarımın arasına hiç beklemediğim kadar zarif bir devam hikayesi eklendi... Benim dünyamda bir kitabın kapağını açmak kadar, o kapakların üzerine iliştirilen samimi bir el yazısını okumak da çok kıymetli. Kutlu doğum haftamın bu en duru, en içten sürprizine, hayatıma bu güzel inceliği bırakan o zarif ruha teşekkürler. ✨️