İpek YILDIZ

İpek YILDIZ
​Yengeç Kadını / Çiçekler / Kitaplar / Galatasaray
10/10
·247 syf.··
2026 45. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:45
Evet, bir kitabın daha kapağı kapandı. Ama açılmamak üzere değil. :) Orhan Veli gibi bir üstadın eseri hakkında eleştiriye tabi tutabileceğim herhangi bir şey olamaz, olmamalı diye düşünüyorum. Biz ancak onun bıraktığı o eşsiz mirasın tadını çıkarabiliriz sadece. Hayatın en küçük detayını bile öyle naif işlemiş ki, hayran kalmamak elde değil. Türk edebiyatından iyi ki bir Orhan Veli geçmiş. Benim için bir kere okunup rafa kaldırılacak bir kitap değil bu. Sanırım ara ara dönüp tekrardan okuyacağım, her fırsatta aralarda açıp bakacağım bir kitap olmaya devam edecek.
1000Kitap
Bütün ŞiirleriOrhan Veli Kanık · Yapı Kredi Yayınları · 202431,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·144 syf.··
2026 42. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 14:00
Bir Sabahattin Ali kitabının daha sonuna geldim.. İçindeki 16 farklı öykünün her biri ayrı bir dünyaya kapı açıyor ama sanırım beni en çok etkileyenler hep "Birinci Kısım" öyküleri oldu. (Değirmen, Kurtarılamayan Şaheser ve Viyolonsel) Açıkçası okurken o kadar çok cümle beynime kazındı ki, bir ara yer yer tüm kitabı burada alıntı olarak paylaşasım geldi. Ama öyle yapmadım tabii ki. İçinden cımbızla seçtiğim bazı özel alıntıları profilimde paylaştım. Sabahattin Ali'nin kalemi beni hep etkilemiştir, hep kendine çekmiştir. Bu öykü kitabı kesinlikle okunmalı..
Duygu ve Düşünce
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,9bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 41. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 18:52
Evet, yine bir kitabın daha sonuna geldim. Sabahattin Ali'nin kitabı olan Kuyucaklı Yusuf'u yeni bitirdim ve kitap bana cidden çok garip geldi. Garipten kastım, okurken bu kitabı nedense İçimizdeki Şeytan'la birleştirdim. Özellikle iki kitaptaki kadın karakterleri, yani Macide ile Muazzez'i birbirine çok benzettim. İkisi de kendi dünyalarında sevgiyi ve aradıkları şeyi bulduklarını sandılar ama ne yazık ki Yusuf bu sevgiyi ve sahiplenmeyi tam olarak Muazzez'e gösteremedi. Tabii burada sadece Yusuf'u suçlamak da olmaz, sonuçta Yusuf'un çocukluktan gelme bir olayı, travması var. O içine kapanıklığı, kasaba hayatına ve toplumsal baskılara ayak uyduramayıp sürekli başka yere, kendi içine çekilmesi de bu durumda illaki büyük bir etkendir. Ama yine de Muazzez'i evde öylece başıboş bırakması, sadece gidip çalışması ve kadına asıl ihtiyacı olan ilgiyi göstermemesi kesinlikle Muazzez'in istediği, hatta hiçbir kadının isteyeceği bir şey değil. Muazzez sadece sığınacak güvenli bir yer ve gerçek bir sevgi arıyordu; Yusuf ise hem kendi içine çekildiği için hem de o çevre yüzünden Muazzez'i ihmal etti ve kasabanın o pis, yozlaşmış insanlarının ortasında tek başına bıraktı. Kitabın devamında da zaten bu ilgisizliğin ve geç kalmışlığın faturası çok ağır oldu. Yusuf onu korumak için ancak en sonlarda her şeyi geride bırakıp alıp gitme eyleminde bulundu ama artık iş işten geçmişti. Sevginin tek başına yetmediğini, insanın kendi içindeki sıkıntıların ve toplumsal baskıların her şeyi nasıl mahvedebileceğini çok buruk bir şekilde hissettiren, garip ama acayip etkileyici bir romandı.
Duygu ve Düşünce
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,9bin okunma
8/10
·481 syf.··
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 11:50
Serenad kitabını aslında iki ayrı dönemde, iki defa üst üste yarım bırakmak durumunda kalmıştım. Yani bir dönem yarım bıraktığım hikayeyi tamamlamak için tekrar elime almıştım ama o zaman da yine elimde olmayan özel sebeplerden dolayı bırakmak zorunda kaldım. Normalde bir kitaba başladığımda sarmıyorsa bırakırım, zorla okumayı sevmem. Ama bu kitabın konusu beni fazlasıyla çektiği için nihayet geri dönüp bitirebildim ve bitirdiğim için de gerçekten mutluyum. Ben uzun soluklu, konusu güçlü kitapları seviyorum. Hatta Antakyalı olduğum için kitabın içinde memleketime özgü ufak detayları görmek de beni ayrıca mutlu etti. Kitap, genel olarak Maya adındaki bir kadının, yaşlı bir profesörle tanışması ve onun geçmişindeki o büyük ve hüzünlü aşk hikayesinin peşine düşmesi ve İkinci Dünya Savaşı döneminde yaşanan acı olaylar, o dönemin karanlık siyasetini ve savaşın insanlara neler yapıldığı anlatılıyor. Kitabın asıl yerine, son kısmına gelecek olursak da kitap beni gerçekten etkiledi, etkilemedi desem yalan olur. Her şey iç içe geçmiş olsa da sanırım benim için tüm romanı özetleyen o can alıcı cümle şuydu: "Hayat o kızı sürekli değiştirir ve bu değişimlerin hiç şaşmayan bir aktörü vardır. Bir erkek." (460.syf) Bence kitabın asıl özeti buydu. Çünkü Maya'nın tüm bu anlattıkları, yaşadığı hayat ve ulaştığı sonuç hep bir erkeğe bağlanıyordu. Bununla birlikte, kadının o güçlü duruşu da beni ayrıca çok etkiledi. Son sayfasına kadar bu güçlü karakteri hissettiren, bittiğinde derin bir iz bırakan bir roman oldu. İki kez yarım kalsa da nihayet bu hikayeyi hakkıyla, rahatça bitirebildiğim için çok mutluyum. Evet, artık yeni kitaplarıma odaklanabilirim. ️
Duygu ve Düşünce
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,2bin okunma
7/10
·264 syf.··
2026 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 15:53
Evet, yeni bir kitabın kapağını daha kapattım ama içimde çok karışık hisler var. Mehmet Rauf karakterlerin duygularını öyle bir işlemiş ki, okurken kendimi o atmosferin içinde buldum. Bu belki de benim olayları fazla içselleştiren yapımdan kaynaklanıyor. Ancak dürüst olmak gerekirse, kitabın beni çok yoran ve "artık yeter" dediğim yanları da çok oldu. Betimlemeleri normalde seven biri olmama rağmen, bu kitapta M. Rauf'un sürekli tekrara başvurması beni bir noktadan sonra gerçekten baydı. Bazı bölümler o kadar amaçsızca uzatılmış ki, sanki aynı yerde sayıyormuşum gibi hissettim. Betimleme sevmeyen birinin bu kitabı bitirmesi biraz zaman alacaktır. Çünkü beni bile bu kadar yorduysa başkasını hayli hayli yoracaktır. Suat ve Necip'in yaşadığı yasak aşk zaten tasvip ettiğim bir durum değil ama ben daha çok o psikolojik derinliğe odaklanmaya çalıştım. Yine de yer yer karakterlere çok kızdığım oldu. Kitabın sonu ise pat diye geldi, tam bir şaşkınlık sebebiydi. "Ne oluyoruz ya? Nasıl yani?" dedim. O kadar sayfadan sonra finalde bu kadar aceleye getirilmiş ve aniden bitmiş olması bence büyük bir eksiklikti..
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202550,1bin okunma