Evet, yeni bir kitabın kapağını daha kapattım ama içimde çok karışık hisler var. Mehmet Rauf karakterlerin duygularını öyle bir işlemiş ki, okurken kendimi o atmosferin içinde buldum. Bu belki de benim olayları fazla içselleştiren yapımdan kaynaklanıyor. Ancak dürüst olmak gerekirse, kitabın beni çok yoran ve "artık yeter" dediğim yanları da çok oldu.
Betimlemeleri normalde seven biri olmama rağmen, bu kitapta M. Rauf'un sürekli tekrara başvurması beni bir noktadan sonra gerçekten baydı. Bazı bölümler o kadar amaçsızca uzatılmış ki, sanki aynı yerde sayıyormuşum gibi hissettim. Betimleme sevmeyen birinin bu kitabı bitirmesi biraz zaman alacaktır. Çünkü beni bile bu kadar yorduysa başkasını hayli hayli yoracaktır.
Suat ve Necip'in yaşadığı yasak aşk zaten tasvip ettiğim bir durum değil ama ben daha çok o psikolojik derinliğe odaklanmaya çalıştım. Yine de yer yer karakterlere çok kızdığım oldu. Kitabın sonu ise pat diye geldi, tam bir şaşkınlık sebebiydi. "Ne oluyoruz ya? Nasıl yani?" dedim. O kadar sayfadan sonra finalde bu kadar aceleye getirilmiş ve aniden bitmiş olması bence büyük bir eksiklikti..