_"Kepçük. Sana gelmek için evden kaçtım, demiştin. Buralara kadar geldin mi?"
_"Kız, yok be"dedi geniş geniş.
_"Mahallenin çıkaşına kadar gitmiştim işte."
_"Lan, hani Adana, İzmir'e çok uzaktı da yürüyüp yürüyüp bitiremeyince anlamıştın?"
_"Ee, uzak, yalan mı?"
_"Mahalleden çıkmamışsın!"
_"Ya, ne yapayım? Ablamlar yarı yolda yakaladı. Yoksa Adana çıkışına kadar gelirdik herhâlde.
_Koymuştuk kafaya, kızım.
_Çanta bile yaptım ben kendime evden kaçıyorum diye. Daha ne yapayım?"
_"İnanamıyorum sana ya işin gücün şov, yemin ediyorum İşin gücün şov! Mahalleden çıkmamış, ettiği beylik laflara bak!"
İnsanlara sıfırrr bilgi vereceksin valla bak. Seni merak ettikleri için değil, eksiğini bulmaya çalıştıkları için sürekli soru soruyorlar. Nereden vursam diye fırsat kolluyorlar. Ne bu fesatlık, çekememezlik ya inanılmaz.
"..Ancak kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden o kitap hakkında anlaşmazlığa düştüler..."Bakara, 213
"Andolsun, Zikir’den sonra Zebûr’da da: